Ramazan-ı şerifte oruç vasıtasıyla...
Ve emir vasıtasıyla helali terk ettiği cihetle, haramdan çekinmek için akıl ve şeriattan gelen emri dinlemeye kabiliyet peyda eder. hayat-ı ma'neviyeyi bozmamaya çalışır.
İnsana en mühim bir ilaç nevinden maddi ve manevi bir perhizdir ve tıbben bir hımyedir ki: İnsanın nefsi, yemek içmek hususunda keyfe-mayeşa hareket ettikçe hem şahsın maddi hayatına tıbben zarar verdiği gibi hem helal haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, adeta manevi hayatını da zehirler. daha kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir. Serkeşane dizginini eline alır. Daha insan ona binemez, o insana biner.
Mesela gözünü namahreme bakmaktan ve kulağını fena şeyleri işitmekten men edip gözünü ibrete ve kulağını hak söz ve Kur'an dinlemeye sarf etmek gibi sair cihazata da bir nevi oruç tutturmaktır. Zaten mide en büyük bir fabrika olduğu için oruç ile ona ta'til-i eşgal ettirilse başka küçük tezgahlar kolayca ona ittiba ettirilebilir.
Mesela dilini yalandan, gıybetten ve galiz ta'birlerden ayırmakla ona oruç tutturmak. Ve o lisanı, tilaveti Kur'an ve zikir ve tesbih ve salavat ve istiğfar gibi şeylerle meşgul etmek...