Kitap Süzgeci

Kitap Süzgeci
Dicle Üniversitesi Wordpress, Twitter ve İnstagramdan da bizleri takip edebilirsiniz twitter.com/GavvasOkuyucu instagram.com/gavvasokuyucu gavvasokuyucu.wordpress.com
136 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
✔Fyodor Mihayloviç DOSTOYEVSKİ - Yeraltından Notlar
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Rus roman yazarı. Çocukluğunu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski'nin ilk eseri "insancıklar" 1846 yılında yayımlandı. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Yeraltından Notlar adlı eseri1864 yılında Petersburg'da basılmıştır. Yazar kitabı basma amacıyla yazmamıştır ve bunu kitapta da açıkça belirtmiştir. Okuyucuya sesleniyormus gibi bir yazı bicimi kullanmasının nedeni olarak da bu sekilde yazmanın kendisine daha kolay geldiğini göstermiştir. Ve basma düşüncesiyle yazmadığı için kendisiyle ilgili hicbir şeyi üstü kapalı bir şekilde değil gayet açık ve dürüst bir şekilde aktarmıştır. Kitap iki bölüme ayrılıyor. Ilk bölüm "yeraltı". Yazar kendisini yeraltı insanı olarak tanımlamıştır. Bu bölümde yazar insan psikolojisi ve kişiliği üzerine derin analizler yapmıştır. Çok bilmenin iyi bir şey olmadığını, insana zarar verdiğini öne sürmüştür. Hatta gereğinden fazla bilmenin bir çeşit hastalık olduğunu belirtmiştir. Bunun yanında normal olabilmenin ilk koşulu olarak aptallığı göstermiştir. İnsanın nankörlüğü üzerinde de durmuş ve insanı en iyi tanımlayan cümlenin "iki ayaklı nankör" olduğunu ve bununla beraber insanoğlunun en büyük kusurunun erdemsizlik olduğunu ifade etmiştir.Bu bölümde yazarın bazı konularda kafa karışıklığı yaşadığı da görülüyor. Yazar bölüm sonunda "en güzeli bilinçli bir hareketsizliktir ve öylece yeraltında yaşamaktır" diyor. Bir insanın okuyucuyla paylaşmak
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,4bin okunma
Reklam
Antoine de Saint-Exupery - Küçük Prens
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Yediden yetmişe herkesin okuması gereken, birçok dile çevrilen, çok satanlar listesinde yer alan ve Fransa'da 20. yüzyılın en iyi kitabı seçilen küçük prens; olaylara ve insanlara bir çocuğun gözünden bakmamızı sağlıyor. Kitapta yer alan resimler de yazarın kendi çizimleridir. Küçük prens; büyüklerin küçükleri anlamadığını, kendilerince o çok faydalı ve büyük gördükleri işlerin aslında küçük ve önemsiz olduğunu bize gösteren güzel bir kitap. Yazar girişi, büyüklerin hayal gücünün dar olmasıyla birlikte küçüklerin de hayal dünyasını köreltme çabalarını, çizdiği bir resim üzerinden anlatarak yapıyor. Kahramanımız büyüklerin yorumlarını anlamamakla birlikte umudunu yitirerek resim çizmeyi bırakır ve pilot olur. Bir gün uçağın yaptığı kazayla Sahra çölüne düşer. Burada küçük prensle karşılaşır ve insanın farklı hallerini anlatan serüven başlar. İlginçtir ki yazarın kendisi de pilottur ve 1935 yılında bir yarışta yaptığı kazayla Sahra çölüne düşer. Bu bilgiden yola çıkarak kitapta yazardan izler bulabileceğimizi veya yazarın gözlemlediği olayları anlattığı sonucunu çıkarabiliriz. Karşılaştığı küçük prens farklı bir gezegenden gelmiştir ve geldiği gezegenin ismi 1909 yılında bir Türk gök bilimcinin keşfettiği Asteroid B-612'dir. Kitapta bir gezegende tek başına yaşayan ve kendini kral olarak görüp herkesin ona hayran olduğunu sanan insanın kendini beğenmişliğini, tek uğraşı işi ve rakamlar olan birinin zavallı halini, hayal dünyası dar olan; insanın geniş tutamadığı bakış açısını ve bunlar gibi insanın birçok halini dışarıdan bakan bir gözden; küçük prensten okuyabilirsiniz. Her yaştan insanın zevkle okuyabileceği; her okuyuşta farklı anlamlar çıkarabileceğimiz; kendimizden bir şeyler bulabileceğimiz faydalı ve eğlenceli bir eser. Hayal dünyamızı genişletebilmek ve küçük bir
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Nilüfer Yayınları · 2025279,7bin okunma
Imanuel Kant - EĞİTİM ÜZERİNE
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
‘’İnsanoğlu eğitilmeye ihtiyaç duyan tek varlıktır. Burada eğitilmekten kastımız, her türlü toplum değerinin kullanımı ve gelecek nesillere nakledilmesini kapsayan ahlaki kültür bilincinin verilmesinin de dâhil olduğu, gözetim (kendini idame etme yetisi), talim ve terbiye ihtiyacıdır’’ Diyen Imanuel Kant, 1724-1804 yılları arasında yaşamış felsefeyi yeniden biçimlendirmiş bir Alman filozofudur. Mantık ve metafizik profesörü olan Kant hayatı boyunca yaşadığı Königsberg’ten dışarı çıkmamıştır. Farklı eserleri de olan Kant eğitimi; ‘’insanda gizli ve gelişmemiş halde bulunan nüvelerin geliştirilmesi’’ olarak tanımlıyor. Bu kitapta ‘Fiziksel’, ‘ahlaki’ ve ‘dini’ eğitim olmak üzere üç ana bölümde eğitimin nasıl olması gerektiğini, çocukların ruhi, akli, fiziki ve pratik yönden nasıl geliştirilebileceğini izah ediyor Kant. Eğitim sırasında; hayvani içgüdülerin insani içgüdülere galebe çalmasını engellemek, belli bir bilgi birikimi ve kültür edinmek, medenileşmek ve doğru amaçları seçebilecek bir melekeye sahip olmanın gerekliliğine değiniyor. Eserin istifade edilecek pek çok yönü olmakla birlikte özellikle ‘Dini eğitim’ bölümü okunurken, eserde zikredilen meselelerin kısmen Hristiyan teolojisi kısmen de agnostik düşünceden (tanrının var olduğu ya da olmadığı isbat edilemez düşüncesi) etkilenilerek yazıldığı muhakkak göz önünde bulundurulmalı, yazılanları mutlaka İslami eğitiminin düsturlarıyla karşılaştırarak okumalı. Bu karşılaştırma esnasında İslami anlayış ile de örtüşen bazı şeyleri fark etmek ‘hakikatin tek olduğu’ fikrini pekiştiriyor. Burada şu hatırlatmayı yapmak da faydalı olacaktır: Her kitapta olduğu gibi yazılanlar yazarların dini inanç ve ideolojilerinden bağımsız değildir. Bu nedenle okunan eserler mutlaka süzgeçten geçirilmeli, ‘’ne de olsa bu kişiler
Eğitim
Eğitim ÜzerineImmanuel Kant · İz Yayıncılık · 20182,108 okunma
✔İBN ATÂULLAH el - İSKENDERİ - GELİN TACI
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2020 50. kitabı
Yazar İskenderiye' de doğmuş, bir çok ilimle hemhal olmuş bir alimdir. Bir dönem şiddetli bir tasavvuf muhalifi iken Ebü' l- Abbas el - Mürsi ile tanıştıktan sonra bu konuda fikirleri değişmeye başladı. Şazeliyye tarikatının üçüncü büyük şahsiyetidir. Kitleleri derinden etkileyen hitabet tarzı, vaaz ve sohbetleriyle tanınmıştır. Riya ve şöhretten uzak ibadet ve taat, tevekkül, teslimiyet, recâ ve ümit yazarın tasavvufi düşüncesinin temel kavramlarıdır. Gelin tacı kitabına bakacak olursak, öncelikle isminin gelin tacı olmasının nedenini şöyle açıklayabiliriz; Gelinden kasıt Allah'ın veli kullarıdır. Tacı da gelinlerin en gösterişli süsü olarak düşünürsek velilerin en güzel amelleri olarak görebiliriz. Kitap yazarın da deyimiyle hasta kalplerin ilacıdır. Yani insanoğlunun nefsine yenik düşmüş ve kararmış, hastalanmış kalplerine bir şifa niteliğindedir. Yazar girişi tevbeyle yapıyor. Tevbe kirlenmiş kalbin temizlenmesi için elzemdir. Yazar bir evde yetmiş sene ateş yanması sonucu nasıl ki o ev is tutuyorsa işlenen günahların da kalbin manevi kirliliğine sebep olduğunu ve bu isin temizliğinin ancak tevbe ile mümkün olduğunu ifade ediyor. Yazar tevbeyi güzel bir şekilde ele aldıktan sonra insanın birçok hastalığını anlatıp tedavi etme yolunda tavsiyeler vermiştir. Kitapta günahın insanı ne hallere düşürdüğü, her kesimden insanda kibir olabileceği, Allah'a karşı davranışlarımızın ne şekilde olması gerektiği gibi birçok ehemmiyetli konudan bahsedilmiştir. Kitabın etkileyici yönü ise bize öğütlerden önce nefsimizi tanıtmasıdır. Her bölümün sonunda yalnız Allah'a yönelmeyi öğütleyen, nefsi terbiye etmeyi amaçlayan bir üslup kullanılmış kitapta. Nefsimizi tanıyıp onu yenme yolunda neler yapabileceğimiz açısından yol gösterici bir eser. Herkesin okuyabileceği, heybesine
Gelin TacıAtaullah İskenderi · Üsküdar Yayınevi · 20044,352 okunma
✔Sabahattin ALİ - Kürk Mantolu Madonna
Puan vermedi·160 syf.··
2020 37. kitabı
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin 1943 yılında yayımladığı bir romanıdır. İlk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940-8 Şubat 1941 (çıkmadığı günler: 8-10,14,15 Ocak 1941) tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm olarak yayınlanmıştır. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’yı ikinci kez askerlik yaptığı Büyükdere’de çadırda yazmış ve günü gününe gazeteye yetiştirmeye çalışmış, romanı yazdığı günlerde attan düşüp sağ kol bileği çatlayınca, kolunu tenekede ısıtılan suya koyup yazmaya devam etmiştir(✒Wikipedia). Kitapla ilgili bu değerli bilgilerden sonra içeriğiyle ilgili konuşabiliriz. Sıradan bir memurun günlüğünden dökülen sıradışı bir hikayedir madonna. Raif efendi hayata gözlerini yumduktan sonra, bu içine kapanık ve her duruma karşı sakinliğini koruyan hallerinden ötürü hayatını çok merak eden Hamdi'ye, okuduktan sonra yakmak şartıyla günlüğünü teslim eder ve içimize işleyen bir hayat hikayesi başlar. Raif efendinin babası eğitime çok önem verdiğinden Raif'i okuması için Almanya'ya gönderir. Amac Almanya'da sabun yapmanın inceliklerini öğrendikten sonra Türkiye'de fabrikanın başına geçmesidir. Raif efendi sanata düşkün bir kişiliktir ve Berlin'de bir sergide gördüğü portre hayatını değiştirir. Portreye hayran kalan Raif efendi saatlerce etrafında olup bitenleri bile farketmeden izlemeye koyulur. Kürk mantolu madonnasını görmeden bir gün geçiremez. Bu öyle büyük bir hayranlıktı ki bir gün portredeki kadının da onu izlediğini farketmez. Maria Puder; Raif efendinin hayranlık duyduğu kadın. Bu tanışmayla hayranlık portreden çıkıp gerçek olana dönüşür, her gün devam eden izleme rutinin yerini ise yürüyüşler alır. Bu yürüyüşler ve sohbetler Raif efendiyi içine çeker ve onu her gün görmek ister . Ve bir süre sonra hislerinin karşılığını almaya başlar ki
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Parola Yayınları · 2019375,9bin okunma
Reklam