Kitap Süzgeci

Kitap Süzgeci
Dicle Üniversitesi Wordpress, Twitter ve İnstagramdan da bizleri takip edebilirsiniz twitter.com/GavvasOkuyucu instagram.com/gavvasokuyucu gavvasokuyucu.wordpress.com
Uykusundan uyanmış İslam'ın her yerde, daha adaletli bir toplum düzeni için bayrağı eline alması ve İslam mücadelesinin başlangıcıyla, aynı zamanda cahilliğe, adaletsizliğe ve sefalete de geri çekilmenin ve uzlaşmanın olmadığı bir savaş açıldığını belirtmesi gerekir. Aksi takdirde bayrağı, iki yüzlü planlarını gerçekleştirmek üzere demagoglar ve toplumun sahte kahramanları ele geçirir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Medeniyet, kadını kullanan veya köle yapılan bir nesneye dönüştürmüş, kadının, yalnızca kıymet ve saygı taşıyabilecek kimliğini elinden almıştır. Medeniyet, annelik görevini göz ardı ederek, kadını temel ve değişmez işlevinden mahrum bırakmıştır.
Cemaate mensup hiçbir birey yalnız değildir, bu iki anlama gelir, ne aklına eseni yapabilecek bir yalnızlık, ne de maddi ve manevi desteğin esirgendiği,, kendi haline bırakılmış bir yalnızlık çekmektedir. Eğer bir Müslüman, etrafında başkalarının varlığını hissetmiyorsa Müslüman toplumu başarılı olamamış demektir.
Milletimizin esir olması için artık demir zincirlere gerek yok. Zira, bir milletin eğitimindeki hevesi ve bilinci zedeleyen, yabancı 'aydınlatma' yumağının yumuşak iplikleri de aynı görevi görüyor. Eğitim böyle olduğu sürece, yabancı yöneticiler ve Müslüman ülkelerdeki köleleri, kendi mevkileri için endişe duymamalıdırlar. Onlara karşı ayaklanmanın ve mücadelenin kaynağı olacağı yerde , eğitim, bunlar için en iyi müttefiktir.
Günümüzde bu sözde yenilikçi insanları, Müslüman toplumlarda utanmaları gereken şeylerle övünmeleri ve övünmeleri gereken şeylerden utanmalarıyla ayırt edebilirsiniz. Bu kişiler genelde Avrupa'da eğitim görüp kendi ülkelerine döndüklerinde, kendilerini Avrupa'nın zenginliği karşısında kıymetsiz, doğup büyüdükleri topraklardaki yoksul insanlardan ise üstün gören 'hanım evlatları'dır.