Saunders’ın bu öykü derlemesi ilginç, derinlikli, ustaca kurgulanmış olmasına ve dili çok iyi kullanmasına rağmen fazlasıyla teknik bir yapısı bulunuyor; bu da okuyucu ile arasına mesafe koyuyor.
Her ne kadar bir başkalaşım biçiminde olsa da, insanın iyi ve kötü / hayvani-uygar taraflarını tek bir bedende varolmasını anlatan bu kısa roman 132 yıldır etkileyiciliğinden bir şey kaybetmiyor.
George Saunders, küçük bir tarihi gerçekliği (Lincoln’un küçük yaşta ölen oğlu Willie’nin ardından bir gece onun mezarını ziyaret etmesi) gerçeküstü bir atmosferle harmanlayıp, bunun üzerinden hareketle dilin ve anlatının sınırlarını genişletiyor.
Etkileyici öyküleri ile tanıdığımız Saunders’ın ilk romanı olan Arafta alıntılarla ilerliyor ve sık sık gerçek ile kurguyu iç içe geçiriyor ancak roman duygu olarak o kadar güçlü ki bir zaman sonra okuyucu için bunun bir önemini kalmıyor.