Bir sonraki adımı atamamak değildi mesele, atabilmek, bu haldeyken bu denli isteksiz, takatsizken gene de atabilmekteydi. Adım olmayan adımlarla yürümekti.
Pırıltılı mekânlarda insan sıkılamaz ya da başka türlü, dağılarak sıkılır, parçalarını aramakla, toplamakla oyalanır. Ahşabın altında kendisini daha masif hissediyor Çağla. Seyrelmek istemiyor, yok olmak gibi bir şey bu onun için, dağılmak, ortalığa saçılmak, bir daha toparlanamamak.