"Olsun, onu öldüreceğim."
"Ne diyorsun evladım sen, babanı mı öldüreceksin?"
"Evet öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek. "
🥲
Yine doğanın kanunu devreye girmiş, " Aynı kutuplar birbirini iter, zıt kutuplar birbirini çeker" mantığı burada da kendisini tüm çıklaklığı ile göstermişti. Esmerin sarışından, sarışının esmerden hoşlanması gibi; insanın sahip olamadığı şeylerin daha çekici gelmesi, sahip oldujlarını küçümsemesi gibi; kısa boylunun uzun boyludan, uzun boylunun kısa boyludan hoşlanması gibi hayatın her aşamasında zıt kutuplar birbirini çekiyor, aynı kutuplar birbirini itiyordu. Doğa bir kere daha " Ben buradayım! " demişti.
" Çünkü diyor hem iyiliği hem kötülüğü barındırır, aynen insan gibi. Her insanın içinde iyi ve kötü yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir. "