Öncelikle Allah’ın selamı üzerinize olsun. Allah kuranda defalarca akletmeyi emrediyor. Ayrıca Hz. Muhammet, “ilim Müslüman’ın yitik malıdır, nerede bulsa almalıdır” buyuruyor. Bizim buradaki amacımız tamamen samimidir. Sizi dininizden uzaklaştırmayı istemiyoruz.
Sadece bilim ile barışmanızı ve bilimsel meseleleri anlamanızı istiyoruz. Sizden de, samimiyetle bu gönderiyi okumanızı, eğer aklınıza takılan sorular varsa, samimiyetle, doğruyu öğrenmek maksadıyla sormanızı istiyoruz. Lütfen sadece okuyun ve düşünün. Hakikat tecelli edecektir.
Eğer Allah’a inanıyorsanız, bu evreni ve içindeki her şeyi Allah’ın yarattığına inanıyorsanız, o halde içiniz rahat olsun. Sonuçta bilim denilen şey sadece gözlem ve deneye dayalı bilgi üretmektir.
Allah bu evreni yarattıysa, gözlem ve deney ürünü olan hiçbir bilgi, sizin imanınıza zarar veremez, vermemeli. Başlarken, dini bilgi ile bilimsel bilgi nasıl ayrılır, bu konuda bir açıklama yapalım.
Örneğin, İslam dini bize yağmur hakkında ne söyler? Yağmuru Allah yaratmıştır, Allah yağdırmaktadır. Onu kullarına rahmet olarak verir. Yani, dini bilgi bize yağmurun “NEDEN” yağdığını söyler.
İslama göre evrendeki her şey, Allah’ın dilemesiyle, Allah tarafından yapılır. Bazılarının NEDENİ Allah tarafından açıklanır, bazılarını ise Allah gizli tutar.
Bilim ise bir şeyin “NEDEN” olduğunu değil, “NASIL” olduğunu, SÜRECİNİ ve MEKANİZMASINI anlatır. Yağmur neden yağar? Kim yağdırır? Tesadüf müdür? Bilim bunları ASLA söylemez. Bilim sadece NASIL olduğunu söyler.
Bilim bize yağmurun su parçacıklarından oluştuğunu, bunların sıcaklık altında genişleyip dağıldığını, yani buharlaştığını, buharlaşan suyun hacmiyle birlikte yoğunluğunu kaybettiğini, böylece daha fazla yoğunlukta olan havanın üzerine çıktığını ve yükseldiğini eğer yüksek bir yerdeyken