“Kısa bir sessizliğin ardından, ‘Sen ne yapıyorsun?’ diye soruyor öylesine.
‘Hiç,’ diyorum.
Yalan söylüyorum, aslında bekliyorum. Gecenin gelmesini. Gerçek hayatta iki çift laf edemeyen biz muhteşem ikilinin rüyada buluşup bir tuhaflığın parçası olabilmesini.”
“ ‘Daha önce bilmediğin bir şeyin içinde olmak nasıl hissettiriyor?’ diye fısıldıyor.
‘Korkutucu.’
‘Çok da kötü değilmiş ama değil mi?’
Bilmediğim için susuyorum...”
“O an yüzünü dönüyor karanlıkta. Tepeden tırnağa uyuşuyorum. Onu gördüğüme hem seviniyor hem korkuyorum. Bizim için birbirimizi görmek araf demek çünkü.”