Atıflar :
Lucian Freud : Lucian Michael Freud, OM CH, figüratif sanatta uzmanlaşmış bir İngiliz ressamdı ve 20. yüzyılın önde gelen İngiliz portre ressamlarından biri olarak biliniyor. Yahudi mimar Ernst L. Freud'un oğlu ve Sigmund Freud'un torunu olarak Berlin'de doğdu.
Benefits Supervisor Sleeping : Lucian Freud'un bir kanepede yatan tam figürlü, çıplak bir kadını betimlediği 1995 tarihli bir tuval üzerine yağlı boya tablodur. Bu, Jobcenter amiri olan Sue Tilley(Big Sue olarak da bilinen İngiliz canlı model ve yazar)'nin o zamanlar yaklaşık 127 kilogram ağırlığındaki bir portresi.
Freud : Sigmund Freud veya doğum adı ile Sigismund Schlomo Freud, psikolojinin en önemli alt dallarından biri olan psikanaliz biliminin kurucusu olan Avusturya doğumlu Yahudi nörolog. Psikanaliz, hasta ile psikanalist arasında gerçekleşen diyalog yoluyla psikopatolojik vakaları tedavi etmekte kullanılan klinik yöntemidir. sy. 11
Batıda Kan Var (İtalyanca: C'era una volta il West, İngilizce: Once Upon a Time in the West) : İtalyan yönetmen Sergio Leone'nin 1968 yılında yönettiği epik spagetti western filmi. Türkiye'de 27 Kasım 1972 tarihinde sinemalarda "Batıda Kan Var" adıyla gösterime giren filmin 1986 yılında özgün adının tam çevirisi olan Bir Zamanlar Batıda adıyla video formatında da dağıtımı yapıldı. sy. 29
Etgar Keret : İsrailli kısa öykü yazarı, çizgi romancı, senarist. Genellikle ironik öyküler yazar. Takıntılı ve tuhaf karakterleri vardır. Yazıları The New York Times, Le Monde, The Guardian, The Paris Review and Zoetrope'ta yayımlandı. Kırka yakın kısa filmde öykülerinden esinlenilmiştir ve bunlardan biri Amerikan MTV Ödülü'ne layık görülmüştür. Wristcutters (2006), eleştirmenler tarafından övgü toplamış ve yine kısa öykülerinden esinlenilen $ 9.99, 2009'da
"Tabuta iyice yapıştım. Göğsümü dikleştirdim. Bu babamla geçirdiğimiz en uzun andı. En uzun diyalogumuz, en uzun susuşumuz, en uzun baba oğul temasımızdı."
"Büyük bir acı yaşarken teselli olacak, acıyı hafifletecek tüm kelimelerin uzaklarda bir yerlerde kaybolduğunu o gün anladım. Kaybolmak öyle bir şeydi ve bazen o kelimeler doğru yolu hiç bulamayabilir, sonsuza dek boşlukta asılı kalabilirlerdi. Benim için de öyle oldu. Tüm teselliler iki ağaç dalının arasına gerilmiş ve hafif genleşmiş plastik ipte sonsuza dek asılı kaldı."