LANET ETMEK
Lanet edilen şeyin Allah Teâlâ'nın rahmetinden, hayır ve bereketten mahrum kalmasını dilemektir. Bu sebeple ne insan, ne hayvan, ne de cansız şeylere beddua etmek caiz değildir.
Allah Resulü صل الله عليه وسلم mümini tarif ederken؛
لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَانِ
"O, lanet edici değildir" der. Aynı zamanda
لا تَلاعَنُوا بِلعْنَةِ اللهِ، وَلَا تَلاعَنُوا بِغَضَبِ اللَّهِ، وَلَا تَدْعُوا بِجَهَنَّمَ
"Allah sana lanet etsin, Allah'ın gazabına uğrayasın, yerin cehennem olsun, şeklinde beddua etmeyin" buyurmuştur.
Huzeyfe b. Yeman şöyle demiştir. "Birbirlerine lanet okuyan bir kavim, Allah'ın azabına müstahak olur."
İmran b. Husayn şöyle anlatıyor: 'Hz. Peygamber ص bir seferde bulunuyordu. Devesine kızan Ensar'dan bir kadın, deveye lanet okudu. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dedi:
خُذُوا مَا عَلَيْهَا وَأَعْرُوهَا فَإِنَّهَا مَلْعُونَةٌ
"Sırtında bulunan şeyleri alıp, deveyi salın, zira ona lanet okundu."
Ravi der ki: "Sanki ben şimdi deveyi görüyor gibiyim. Deve halkın arasında yürüyor, hiç kimse ona dokunup yaklaşmıyordu."
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
إِنَّ اللَّعَانِينَ لَا يَكُونُونَ شُهَدَاءَ وَلَا شُفَعَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
"Lanet edenler, kıyamet gününde ne bir kimseye şefaat edebilirler ve ne de şahit olurlar."