H.A ile birlikte okuduğumuz Byung-Chul Han 'ın Yorgunluk Toplumu kitabının söyleşisini siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz.
Galeyan : Baştan söyleyeyim biraz dağınıklık hakim kitapla ilgili bende şimdiden kusura bakmayın. :)
H.A : Hic önemli değil, kitap bunu anlatıyor zaten. :) Birlikte toplarız.
Galeyan : Güveniyorum size. :) Genel bir kitap değerlendirmesi ile başlayabiliriz o zaman ?
H.A : Teşekkür ederim :) Kitap hakkında bilgi vererek başlayalım mı o halde? Ne okuduk ne kadarını anladık ve içselleştirebileceğiz bilemiyorum, genel yapısıyla "Toplum olarak neden yorgunuz?" Sorusuna cevaplar ve çözümler arayan bir kitap diyebiliriz diye düşünüyorum.
Galeyan : Okuduğumuzu anlasak da özeleştiri olarak da söyleyebilirim bunu performans toplumunda yaşarken içselleştirmemizde sorun olabiliyor. Neden yorgunmuşuz peki?
H.A : Bu sorunun cevabı kişiye göre değişse de genel olarak Byung-Chul Han yorgunluğumuzun temelini performans üzerine yaşadığımız hayatlara bağlıyor. Kitabın ilk sayfalarında anlattığı Prometheus mitinden de yola çıkarak, hızla kendi kendimizi sömüren bir topluma dönüştüğümüzü iddia ediyor. Disiplin toplumdan, performans toplumuna geçişte 'insanlık sınıfta kaldı' diyor olabilir mi?
Galeyan : Disiplin toplumunda insan en azından kendiliğine hakimken performans toplumunda insanın kendisinden uzaklaştırılması sonucu insanlığın ayakta kalması düşünülemez olacağından yazar bu haklı söylemi diyor olabilir:) Kendi kendini sömüren insan varlıklarından oluşan toplumun varacağı yer gerçekten yorgunluk toplumu mu olacak peki?
H.A : Han'ın dilinin bu konuda çok provokatör olduğunu düşünüyorum. **Kendine değer yaratmak ile kendine acımadan yüklenen, performans zorbalığına hayır diyemeyen, sonunda da ruhunu hasta edecek konuma