Gam

Ay Işığı
Beethoven dolaşırken kulağına bir piyano sesi gelir. Çok beğenir ve sesi takip etmeye başlar. Sesin geldiği apartmana gelir. Kapıyı çalar. Kapıyı açan kadın onu piyano çalan kör kızın yanına götürür. Beethoven kendini tanıtır, sohbet ederler. Kız der ki: "Ben nesneleri, çevreyi gözlerimle göremiyorum ve en çok ay ışığının suya vuruşunu merak ediyorum." Bundan çok etkilenen Beethoven, Ay Işığı Sonatı' nı besteler. (Bir Öteki Gündem gecesinden)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Mağazalara giderken yanınızda bir arkadaş bulundurup, 'Yakışmış mı, yakışmamış mı, kırmızıyı mı alayım, maviyi mi alayım, bu saç modeli bana uygun mu, değil mi?" diye sorarsınız. Bu hep içinizdeki annelerden onay alma ihtiyacıdır. Birey ve özerk olsaydınız denemenin keyfini yaşardınız, coşkunun keyfini yaşardınız, beğenmediğiniz zaman da bunu beğenmedim deyip reddedip atardınız, beğendiğinizi tutardınız."
Sayfa 181 - Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
"Her birimiz zorlanan şartlar karşısında, delirebiliriz, aklımızı kaybedebiliriz, gerçekliğin sınırlarını yok edebiliriz. Bunu bir kere bilmemiz gerekiyor. Yani illa bir insanın organik bir hastalığı olması gerekmez, stres ve sıkıntı altında hepimiz gerçekliği çarpıtarak algılama, gerçekliğin dışına çıkma, bir takım tasarımların sahibi olma, hatta kendimizi tanrı, peygamber, mehdi olarak ilan etmek gibi bir pozisyonun içerisine geçici de olsa girebiliriz. İnsan böyle bir potansiyele sahiptir."
Sayfa 128 - Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
"Ölüme karşı yas reaksiyonu yaşayamayan ve suçluluk hissi hissedenler, onun yerine bir çocuk yaparak ölen ağabeyleri, anneleri, babaları, aynı ismini ona verirler, o çocuk kendi kaderini yaşayamaz. Tüm aile ve sülale öbürüne karşı duymuş olduğu, halledemedikleri yas reaksiyonlarını ve acıyı çocuğun üzerine yaşarlar."
Sayfa 90 - Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
"İki kişi konuşurken ikisi de bir hakikati anlamak ve değerlendirmek çabası içindeyse kelimelerine duygusal ton eşlik etmez. Ama ne zaman ki iş yavaş yavaş benim dediğim daha doğrudur diye bir iddiaya dönüşür de duygusal ton hakim olmaya başlarsa, artık orada iddia edilen şey iddia edilmekten vazgeçilmiştir, bir insanın kişiliği ve kimliği olmuştur."
Sayfa 18 - Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları·Kitabı yarım bıraktı