Çünkü ne olursa olsun, kalbiyle yaşayan bir kızdı ve ilcalarına hakim değildi, bütün duygularını teşhir ettikçe rahatlayan bir mizacı vardı ve samimiyeti halis bir şey gibi seviyordu.
“Ah… Benim zıddına gitmemeli… Bana karşı ters hareket etmemeli… Ben vicdansız bir kız değilim,” diye düşündü ve birçok insanlar için,birçok anlarda tabii olan bu mizacı kendisine mahsus bir huy zannetti
Akılsız salt duygu gerçi pek lezzetsiz bir şerbete benzer, ama duygunun yumuşatamadığı salt akıl da insanın boğazından geçmeyecek kadar acı, kekre bir ağudur