kendine, hemcinsine, doğaya yabancılaşmaktır; hayatın avucunda kum gibi akıp gittiğinin ve hayatı yaşamadan öleceğinin farkındalığıdır; bolluk içinde yaşayıp yine de mutsuz olmaktır.
Batı kültürünün kökleri, yaşam amacını insanın mükemmelleşmesi olarak telakki ederken modern insan, nesnelerin mükemmelleşmesi ve onların nasıl yapılacağının bilgisiyle ilgileniyor. Batılı insan, duygularını yaşmakta şizoid bir acizlik halinde; dolayısıyla kaygılı, bunalımlı ve mutsuz.