"İnsanlar her zaman sizin davranışlarınızın arkasındaki güdüleri okumaya çalışır ve önceden kestirilebilir oluşunuzu size karşı kullanır. Tamamen açıklanamaz hareketler kullanın, böylece onları savunmaya geçirirsiniz. Anlamadıkları için sinirleri bozulur ve böyle bir durumda onları kolayca korkutabilirsiniz."
Sayfa 188 - Altın Kitapları, 14. Basım, Ocak 2016·Kitabı okuyor
“Hay’ın zorunlu Varlık’la özdeşleşmesi, ancak bilgi yoluyla mümkündü. Hay, zorunlu Varlık’ı bilebilirse, ulaştığı bilgi, zorunlu Öz’den farklı bir gerçeklik anlamı taşıyamaz, O’nun aynısı olurdu. Bu nedenle, olumlu niteliklerinde zorunlu Varlık’a benzemek, hiçbir cisimsel nitelikle karıştırmaksızın O’nu bilmek demektir.”
Sayfa 144 - Zorunlu Varlık = Yaratıcı·Kitabı okudu
Konuyu nereye bildireceğimi bilemediğim için şimdilik buraya yazıyorum. Bu kitap yalnız İbn Tufeyl’in değil ondan yüzyıl kadar öncesinden İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ını da içeriyor. Hatta ikisi sürekli karıştırılıyor, kütüphanelerimizde mevcut olduğu halde, yazarları ve eserleri içi içe sokulup ciddi hatalar yapılıyor diye yazılmış bu kitap.
873 yılında Yunancadan çevrilmiş bir alegorik öykü ile tanışmış İbn Sina Hay bin Yakzan ile İslâm dünyasında ilk alegorik öykü geleneğini başlatıyor. Daha sonra İbn Tufeyl bundan etkilendiğini belirterek kendi Hay bin Yakzan’ını yazıyor ve o bir çok dile çevrilerek dünya çapında bir eser oluyor. Ama maalesef biz çok geç tanışıyoruz. Dileğim, sitede mevcut kitap ismi ve açıklamasının düzeltilmesidir. Saygılarımla.
Kitapla ilgili yorumuma gelince:
Öncelikle İbn Sina ve İbn Tufeyl’in anlatılarının isimleri dışında hiçbir benzerliği olmadığını söylemeliyim. İbn Sina’nın eseri tümüyle simgesel bir dille yazılmış, eğer dipnotlardaki notlar olmasa asla amacı anlaşılamayacak bir tarzda.
İbn Tufeyl ‘in eseri ise yüzyıllar içinde bir çok dile çevrilip en son bizim anlayışımıza yakın bir sadeleştirmeyle sunulmuş gayet somut bir hikaye. Bununla birlikte hiç de basit değil; sürükleyici, etkileyici bir o kadar da zor. Belirtmem gereken bir konu da bir miktar tasavvuf bilgisine veya en azından terminolojisine aşinalık istemesi. Son olarak eserin son sözünden bir paragrafı buraya ekliyorum ki daha iyi fikir versin. İyi okumalar.
“Bu kitapta Hay bin Yakzan, Absal ve Salaman’ın öyküleri çevresinde hiçbir kitapta bulunmayan, olağan konuşmalarda duyulamayacak ve ehli dışındakilerden gizli tutulan bilgileri içeren önemli konulara ilişkin açıklamalar yaptım...”