Güçlü denilebilecek bir his var içimde, solgun ve gri gökyüzünün düşmanı. Sürekli içe dönük, belki onu dizginleyen bu olabilir. Uğruna savaşılması gereken her şey ile mücadele edebilecekken, hep kendini seçmiştir. Ne büyük bir düşman insan kendine, gerçekten de ne ? Çabaladığı yeni bir başlangıç olmalıdır, şunu unutuyor her zaman tam olmak bitkilere, mevsimlere veya belki hayvanlara aittir. Bir papatyanın kendi devamlılığını sağlaması için polenlerini yılın sadece bir ayı dağıtması etrafta uçuşturması veya gökyüzünün düşen kar taneleri için seçtiği koşulların kış ayına ait olması. Bunlar bahsettiğim şeylerin biyolojik olarak tam olmayı beklediği ve başardığı vakitlerdir. Sen, böyle değilsin... Her şey için tam olmayı beklerken bir ömrünü çürütmeyi göze alabilecek kadar uzun değilsin. Başaramazsın. Yasını tutabilecek kadar çok yaşamayacaksın, üzgünüm. Kendini gerçekleştirmek senin yaşam piramidinin içinde bulunuyor; şuana kadar kaybettiklerin için üzül ve yasını tut. Onlar için iyi dileklerini tanrıya ilet, özlediğin her şeyi son bir kez olsun yine hafızanda canlandır. Bahsettiğimiz "solgun ve gri gökyüzünün düşmanı" olan içinde ki enerjiyi hareket geçir. Seninle birlikte yaşamasına, sana yol göstermesine izin ver, zafer ancak bununla gerçek olabilir.