Modern insan, zevklerinden zaruri ihtiyaçlarına varıncaya kadar tercihlerini fark ettirmeden başkasının belirlediği, bir başkasınca programlanan, kendi kendisini denetleme yetisi elinden alınmış, üretim-tüketim girdabı içinde tükenmiş bir varlık.
Nice insanlar da vardır ki bilmelerine hiç ihtiyaçları olmayan boş işlere dalarlar da hem dinleri hem de dünyaları bundan zarar görür. Bunun yanında sahip oldukları en kıymetli şey olan ömürlerinin büyük bir bölümünü bu uğurda zayi ederler. Bu şekilde boş işlerle uğraşmanın sonucu hüsrandır.
Şiddet, duygularını daha çok sözlü olarak ifade etme becerisi olmayan, aklıyla sonuç alamayan insanların uyguladığı bir yöntemdir. "Akıl" silâhını kullanan bir insanın şiddete yönelmesine gerek yoktur.
Eski insandan söz ederken ya da öyle bir insanı resmederken yarı çıplak, saçı başı dağınık birini resmederler genel olarak. Ne kadar doğrudur bilemeyiz ama bildiğimiz bir şey var ki ilk insan bir peygamberdi. Peygamber medeniyet demektir, insanilik, şıklık, nezaket demektir. Bu nedenle de biz ilk insan ütülü giyinemiyor, marka ayakkabıları yoktu diye onu yarı vahşi, kendimizi pek medeni göremeyiz. Haksızlık olur. Aslımızı hor tutmak olur bu.