Sorma
Sorma neden diye, ben de bilmiyorum.
Bir boşlukta gibiyim, hepsi bu.
Seni değil, birçok şeyi ihmal etmişim.
Sorma neden diye…
Ah, bir bilsem.
Sorma, ben de kaybettim kendimi;
bulamıyorum.
Ama yine geldim işte.
Gittiğim her yerdeydin sen.
Sorma neden diye.
Başa döndüm yine, işte öyle ya.
Bilmiyorum ne yapıyorum.
Yine sende başlayıp,
sende bitiyorum.
Sorma neden diye.
Ben zannediyorudum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yanlız onun dümenini ele almak kâfidir…
Şimdi anlıyorum ki değilmiş… Yollar görünmez kayalarla doluymuş…Onlara çarpmamak lazımmış…Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş…Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar…