Elin ıslaktı.
Bileğinden tuttum.
Kayışı kopmuş bir saat gibi.
Senden ayrılırken sana en yakın yerde durdum.
Tenin sıcak, tenin beyaz ve hüzün uzun.
Bilsen dört yol ağzında beni kaç kez vurdun.
Sen suçsuz bense sana koşarken
Güneşin çekildiği tebessümdüm.
Gölgene hasret yanık heveslerde
Kara sevdayı kuruttum.
Boşuna söndüremediğim ateş,
Boşuna kara saçtığım nar
Boşuna bilek boyu yalnızlık..
Artık benden kaçmana gerek yok.
Bir kaçışı daha sırtlanacak gücüm yok.
Tam ben de onu diyordum.
Görüşürüz.
Kemal Hamamcıoğlu