Hz peygamber (s.a.v) şöyle anlatıyor: bütün yiyeceğini, bütün ihtiyacını yüklediği devesinin çölde kaybolduğunu gören bir adam, bir müddet uyuyup tamamen ümidi kestikten ve susuzluktan dudakları parça parça olduktan sonra, artık ölümü beklediği sırada devesini birden bulursa nasıl sevinir? İşte kul tövbe edince Allah o adamdan fazla sevinir. Yahu Allah senin tövbene seviniyor ya, sen gel artık bunu anla ya... Sana nasıl bir aşkı var, nasıl seviliyorsun bir anla... Seviliyorsun, sevildiğini bil, yanlış yapma. O'nun bir şeyi eksilmez, olan sana olur. Allah sen dostluğunu tazeledin diye sevinir.
Maddiyatta senden geride olana, maneviyatta senden ileride olana bak. Böylelikle şükrün artar, mutluluğun artar, gerçekten yaşamaya başlarsın. Herkes ölür ama herkes yaşayamaz. Yaşamak buna bağlıdır işte: noksanını görmeye, onu ikmal etmek için çalışmaya, iyilere benzeme gayretine denir yaşamak. Bu da vermekle olur, başkalarını düşünebilmekle olur, diğergâm olmakla olur. Kimsenin derdiyle dertlenmiyorsan insan sayılmazsın, diyor şair.