Şöyle başını kaldırıpta gökyüzünü seyreden bir insan ister istemez "Böyle olağanüstü bir gökyüzünün altında insan nasıl olur da öfkeli olabilir, hırçınlaşır?" diye sormaktan kendini alamazdı.
*
Ve bir an nefesinizi kesmiş olan güzelliğin, rüzgâr gibi gelip geçtiği için üzülecek, bir daha geri dönmemek üzere uçup giden o aldatıcı ve gayesiz ihtişamın şimşek gibi parlayıp geçmesinden mahzunlaşacak ve ona aşık olacak kadar vakit bulamadığınız için kederle inim inim inleyeceksiniz.
*
Gülüyorum, çünkü görüyorum ki siz de kendi kendinizin düşmansınız. Eğer o kadar planlamanın yerine hemen teşebbüse geçseydiniz belki de arzunuza hemen o anda kavuşabilirdiniz.
*
İnsan her duygusunun, hatta kardeşçe yakınlığının hesabını vermek zorunda değildir.
*
Ah! Hayalperest... Sana bir tanımını yapmamı istiyorsan onlar ne normal insanlardır ne de değildir. Daha doğrusunu söylemek gerekirse, ikisinin tam da ortasında acayip yaratıklardır. Gece olunca kendini en karanlık köşeye atar, en ıssız, en kuytu, sokaklara sığınırlar. Gittikçe içlerine doğru büzülürler, hatta gün ışığından bile kaçarlar.
*
Şu anda Nestenka, yedi mühür altında hapsedilmiş Süleyman peygamberin ruhu sanki bütün ipleri, mühürleri kesip atarak hürriyetine kavuşmuş, sonra da gelmiş içime yerleşmiş gibi hissediyorum.
*
O şimdi, başka zaman en ufak şeylerin dikkatini çekeceği caddede, sanki hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi yürümektedir.
*
Yeni, tertemiz, şehvet verici bir doz zehir! Gerçek hayattan ona ne artık!