Okuduğum ilk Ayfer Tunç romanıydı. Dili akıcı, anlatımı güzeldi fakat bazı yerler çok karamsardı ama yine de sevdim bu kitabı. Olaylar ve karakterler hayatın içinden olduğu için bir oturuşta bitebilecek bir kitap.
Çok fazla tekrar eden veya tekrar ediyormuş hissi uyandıran kelimeler, cümleler var. Sayfa atlayarak kitap okumayı hiç sevmem ama malesef bu kitapta yapmak zorunda kaldım. Ergenlik çağımda, sevgilimden yeni ayrıldığım bir dönemde okusaydım belki sevebilirdim. Kitapta sevdiğim tek şey kitabın adı.
Not: yazar da bir inceleme yazmış kendi kitabı için ve üç kere 'kendim yazdım, ben yazdım, hem yazdım...' ile başlayan veya biten cümleler kurmuş buradan bile anlayabilirsiniz nasıl bir tekrar sorunu olduğunu.
Yazardan okuduğum ilk kitap. Çoğunluk gibi ben de ilk 15-20 sayfada zorlandım ama gerisi konu olarak çok güzel devam etti. Kitabı herkese tavsiye ederim diyemem çünkü denizcilik terimleri çok fazlaydı, bunlar dip not olarak eklense iyi olurdu bence. Gerilim seviyesi çok güzeldi ve gerçekten gerildiğimi hissettiğim çok an oldu.
Yaşamımız boyunca belki de her gün pişman olduğumuz anlar vardır. Keşke şöyle yapsaydım, keşke şöyle olsaydı hayatım nasıl olurdu diye düşünüp dururuz. Aynı bu nedenlerden dolayı hayatından memnun olmayan Nora intihar etmeye karar verir ve kendisini gece yarısı kütüphanesinde bulur. Hayatındaki keşkelerinin ve pişmanlıklarının tersi gerçekleştiği hayatlarla dolu sonsuz kitaplar bulur ve bunları yaşamaya başlar.