İçinizdeki iyiden söz edebilirim, ama kötüden edemem.
Çünkü kötü, kendi açlığı ve susuzluğu nedeniyle işkence çeken iyiden başka nedir ki?
Gerçekten de, iyi, acıktı mı en karanlık mağaralarda bile yiyeceğini arar ve susadı mı da en pis suları bile içer.
...son bakışın gücüne de inanıyorum ben. Ayrılıp giden insanın ruhu bir kereliğine asla unutamayacağımız biçimde en gizli köşelerine kadar aydınlanıyor. Kimileri hep ışıyacak gölgelerini bırakıyor bize. Ansızın parlayarak karşımızda beliriyorlar. Durup gülümsüyorum o zaman, ayrılık anları, gerçek tanışma anlarıdır, gözden yiterken ruhu yücelenler var; onların arkalarından bakarken, hep işte, buradan ayrılacakları ânı önceden iyi bir duyguyla düşlemiş oldukları aklımdan geçiyor.
Sonunda Dirmit şiir yazmanın bir yolunu buldu. Sözcükleri tek tek kafasının içinden alıp yüreğine koydu. Yüreğini güp güp attıran sözcüğü hemen kağıda yazdı. Yüreğini attırmayan sözcüğü yüreğinden çekip aldı.