Cam kenarı;
Eskiden herkesin oturmak için uğruna savaşlar verdiği, kavgalar ettiği o meşhur koltuklardan biriydi. Evet biriydi dedim, çünkü şuan herkes teknolojinin getirmiş olduğu telefonlarla veya kulağına takıp kendi dünyasına daldığı bir ütopik camlar yapmış.
O yüzden, yolculuk sırasında uzun uzun dışarı bakılıp, düşünmek veya dalmak kavramı da kalmadı. Çünkü herkes o ütopik camlarından bakar oldu...
Cam kenarı koltuklar da, bunun uğruna verilecek bir savaşta kalmamış...!
Cidden insanoğlu;
İyiliği, kötülük - kötülüğü, iyilik
Güzellikleri çirkin - çirkin olan ne varsa da güzelmiş gibi söylüyor, anlatıyor, yaşıyor, yaşatıyor....
Dünya da ki hayat isimli sahnelerinde, kendi oynadıkları karakterinin de yorumlarını katarak yapıyorlar...
Neden baharlar sevilmiyor mesela?
Neden bir cam kenarında kışın gelmesi, karın yağması beklenmiyor dersiniz???
Mustafa Kutlu, ,ikili sohbetlerimizin birinde,
"Şiir, sözün bittiği yerde başlar" demişti. Söz, iki türlü biter. Bunlardan biri, insansız yerlerdir. Tenha bir ağaç altında veya su kenarında söz biter, duygu başlar...