Bilirsin,
Aşk dediğin ya secde ister ya isyan.
Biz ne secdeye vardık
Ne isyanı seçtik.
Ortada, suskun bir harp meydanı bıraktık Kırık kılıçlarımızı kalbimize saplayarak.
Ateşimi avuçlarımda sakladım da
Bir "gel" demedim ardindan.
Perde perde indirdin gururunu yüzüne,
Bir "kal" diyemedin bana.
Ah o inat!
iki dağın başı duman,
Arasında kavuşmaya hasret bir vadi.
Ne sen yağmur oldun üstüme,
Ne ben rüzgâr olup vardım sana.
Böylece kurudu içimizdeki bahar.