Zaman, insanin karşısına karşı konulmaz bir zorba olarak çıkar. Mekâna bir ölçüde hükmedebilir, en azından direnebilir insan. Duvarlar yükseltir, katlar çıkar, odalar açar, şehirler kurar, yollar yapar, tüneller kazar, köprüler çatar. Ama zaman karşısında büsbütün çaresizdir. Ne hızlandırabilir zamanı ne yavaşlatabilir. Zaman, belini büker insan evladının. Saçlarını ağartır, sevdiklerini elinden alır. Sinsice eskitir. Sessizce eksiltir. Yenilgiye uğratır. Elinde, ölüm hançeriyle bekler. Her dokunusunda ayrılık yaralar açar.