Adı:
Galiz Kahraman
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750514180
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, "olmasa da olur" halini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Romantik bir insafsızlığın bakir tacizcisi olmak sonuna kadar hakkıdır. Sıradanlığın üst insanıdır o. Asilliğiyle asilleşememesi umrunda bile değildir. Onun umrunda olan tek şey, sadece ve sadece kendini algılamak, kendi küçük âlemine sığan kainatı kabul etmektir. Çünkü bilmektedir ki, gerçek bilgelik de zaten budur."
192 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
İhsan Oktay Anar'ın hayal dünyasına bu kez "Galiz Kahraman" ile yolculuk ediyoruz. Kahraman deyince aklımıza yiğit, cesur ve gözüpek insanlar gelir. Anar'ın yarattığı kahraman ise tam tersi korkak, kaypak ve iğrenç bir insan. Zaten galiz de kötü, iğrenç, kaba ve çirkin anlamlarına geliyor. Anar farklı tarzıyla bir kahramanın açıkgözlülüğü, kabalığı, menfaatçiliği, yalancılığı ve bencilliğini bu kitapta gözümüz önüne seriyor.

Kitap, galiz kahramanımız İdris Amil Hazretleri'nin doğumundan başlayarak başından geçen ilginç ve komik olayları konu alıyor. Anar'ın romanlarında konudan daha çok kahramanlar ön plana çıkar. Yani yazarın herhangi bir kitabı için "konusu şudur" diyebilmek biraz zordur. Eserlerinde belli başlı bir konu yoktur. Yazar için neyi anlattığı değil nasıl anlattığı önemlidir. Kahramanlarını hep kusurlu kişilerden seçer. Bu kusurluluk da anlattığı olayları komik hale getirir. Zaten anlatımında ortaya çıkan en büyük unsur mizahtır. Bu mizahın içinde bolca ironi de mevcuttur. Yazar, çoğu zaman bu kusurlu kişilerin çarpık yönlerini doğru gibi göstererek ironi yapar.

Yazar kitabın arka kapağında kötü kahramanını şöyle anlatmış :
"Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikâyesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebâline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadîm zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi olarak insan olmanın, ‘olmasa da olur’ hâlini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur."

Kitabı izleksel olarak değerlendirdiğimde, toplumda görülen pek çok yanlış davranışı eleştirme amacı taşıdığını söyleyebilirim. Yazar, dini yaşantılardaki çelişkiler, toplumsal adaletsizlik, adam kayırmaca, adalet sisteminin yanlışları gibi birçok konuyu kara mizah yoluyla eleştirmiş.

Kitabın diğer adı ise “mevcûdenin çekilmez hoppalığı” Biraz araştırma yaptığımda yazarın bu adla Milan Kundera'nın "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" kitabına gönderme yaptığını öğrendim. Tabi Kundera'nın kitabını okumadığım için kitaba verdiği bu ikinci adla ne demek istediğini anlayamadım.

Anar bütün kitaplarında eski ile yeniyi harmanlayıp farklı bir anlatım tarzıyla karşımıza çıkıyor. Eserlerinde küçük küçük hikayelerin birleşmesinden büyük bir hikaye ortaya çıkarıyor. Bu anlatımını da efsane, mit ve masal türleriyle süslüyor.

Anar bütün romanlarında çoğul anlatıcı yolunu seçer. O, ne özne anlatıcı, ne de gözlemci anlatıcıdır. Çoğul anlatıcı da olaylar üçüncü tekil şahıs tarafından anlatılırken yazar her zaman olayların içindedir. Yazar olayları anlatırken, hem açıklar, hem yorumlar hem de eleştirir.

Galiz Kahraman kitabı için Anar'ın okunması en kolay kitabı diyebilirim. Bunun sebebi olarak da diğer eserlerine nazaran Osmanlıca kelimelerin azlığı söylenebilir. Ayrıca Puslu Kıtalar Atlası, Suskunlar ve Amat eserlerinde birçok karakter yer alırken bu kitabındaki karakter sayısının az olması da kitabın kolay okunmasını sağlayacak başka bir etkendir.

İhsan Oktay Anar'ın yedinci kitabını okuyarak külliyatını bitirmiş olmanın bir burukluğu da var içimde. Yazarımız 59 yaşında ve ortalama olarak beş yılda bir kitap çıkarıyor. Ömrünün uzun olmasını ve verimliliğinin artmasını umarak incelemeye son veriyorum. Herkese keyifli okumalar.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Hüüüüüüüüüüüüüüüp! Jjjjjjjjjjjjjjjjt! Nah-ha!”


Kurtuluşun mübarek sesini duydunuz mu? :)

Tütünden paslanmış sarı dili ve çıkardığı hoş sedalarla (!) Kasımpaşa aristokrasisinden İdris Amil Hazretleri!!

Doğduğu gece türlü mucizelerin yaşandığı, sünnetli doğmasından mütevellit Allah dostu olacağı düşünülen, şair mi, dedesinin deyimiyle gavat mı belli değil, mümtaz kişiliğin hikayesini kahkahalarla okudum.

Eğlenceli olduğunu biliyordum ama daha ilk sayfadan beni bu kadar yakalayabileceğini tahmin etmemiştim.

Kendisi bir tabiat mucizesi.
Altın oranın bile arıza sinyalleri verdiği, kendine deli gibi aşık bir insan.

Aşk yolunda, artist olma yolunda, şair olma yolunda başına gelenlerle, hayaller - hayatlar çelişkisini doruklarda yaşayışıyla keyifli bir serüvene çıkarıyor okuru.

Muhtar Lüpen 'den Efgan Bakara' ya, Yarma İskender 'den Külhanbegümü Remziye' ye kadar birçok enteresan karakter anlatılmış kitapta. Ama İdris Amil 'den sonra, benim en sevdiğim lambalı radyosuyla dolaşan dayısı oldu.


İroninin zirvesi. Yazarın, kesinlikle güldürme kaygısı gütmeden yaptığı doğal nüktelerle, hatta arada "Arkasından konuşmak gibi olmasın.." diyerek anlattığı olaylar, dilinin çok sade olmamasına rağmen akıp gidiyor.

Doyumsuz lezzette uslübu ve zekice nüanslarıyla yazara hayran olmamak elde değil.

Okurken, ya bu bana birini hatırlatıyor, demeniz çok olası. Çünkü herkesten bir parça ama muazzam derecede özgün bir bileşim İdris Amil Hazretleri. Dini mevzuları ve sosyal olayları bile yorumlarken, kafası çok başka çalışıyor.

Bence yazarı okumaya kesinlikle bu kitaptan başlanmalı. Akıcı, eğlenceli ve fantastiğe kayan kurgusuyla, tanışma kitabı olarak ideal.
İdris Amil 'i çok yakın bir arkadaşından dinliyor gibi hissedeceksiniz.

Zamansız, ama günümüze çok da uzak olmayan bir tarihte eski İstanbul' da kısa bir süre yaşatacak sizi.

Kahramanın yazarlık dersleri almak için gittiği Ümmü Gülsüm Kıraathanesi 'yle ilgili kısımlarda, yazarın edebiyat dünyasına gönderme yaptığını hissettim.

Baştan ayağa ironi ve eleştiri dolu anlatımıyla, okuduğunuz her sayfada, acaba bu defa nereye gönderme yaptı diye düşünüyorsunuz.

Son olarak İdris Amil Hazretleri için buraya bir şarkı bırakıp bitirmek istiyorum. :)

https://youtu.be/fTmMtlvi41c

Keyifli okumalar.. :)
192 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bir kaç yıldır sürekli yazarın kitaplarına elim giderdi ama alıp okuma fırsatım olmamıştı.Kitabı bitirince onu tanımak için geç kaldığımı hissedip üzüldüm.Öncelikle kitabın çok zeki bir yazar elinden çıktığını söylemeliyim.Kitabın kahramanı ve onun kendine bakışı çok güzel anlatılmış.Akıcı dili ve anlatımın başarısı kurgudaki ufak tefek kusurları görmemi engelledi.(Zira bazı bölümlerde boşluk hissi yaşamadım değil.)İlk okuma ilk kitap gayet başarılıydı.Sevdiğim yazarlar kategorisine koymak için elimdeki diğer iki kitabını da bitirmem gerek.
192 syf.
·22 günde·10/10
İki kere okuduğum bir kitap. Kitabın en önemli özelliği sosyolojik tasvirlerinin çok başarılı olması. Bir bölümde geçen hırsızlarla ilgili tespitler komünizm hakkında insanı gerçekten düşündürüyor. Acaba gerçek hırsızlar mülkiyet kavramını ortaya atan bizler miyiz? İnsanın açlığını, iktidar kavgasını, bencilliğini, dışlamayı, ötekileştirmeyi ve birbirimize günden güne duyduğumuz yabancılaşmayı 180 sayfa boyunca işliyor yazar. Herkesin kendisine göre bir şeyler bulabileceği bir eser. Kesinlikle okunmalı.
181 syf.
Yazarın ilk okuduğum kitabı Puslu Kıtalar Atlası'nın etkisi henüz geçmemişken Galîz Kahraman kitabı başka büyülü bir dünyanın kapılarını araladı bana. İhsan Oktay Anar' ın hayal gücüne ,zekasına ve bilgi birikimne ikinci kez şapka çıkarttım.
Kitabın her satırında okuyucuya bir şeyler kazandıran kelime dağarcığını, hayal gücünü besleyen bir üslupla kaleme aldığı bu eserinde, çok ta yabancı olmadığımız; bizleri olumlu ya da olumsuz etkileyen durumları / olguları okuyucuya aktarıyor. Din muhafazakarı görünüp insanları sömüren hırsızlar,tarihi eser kaçakçıları, içi boş cümleler kuran eleştirmenler,akademisyenler,farklı bir şeyler ortaya koyup , düşünen, üreten insanların alaya alınması ve yalnızlaştırılması gibi birçok mesleyi barındırıyor kitap. Ancak edebiyat camiasına yönelik düşünceler daha ön planda gibi...
Okurken çok eğlendim , ciddi havayı dağıtmak adına bazı şeyleri hicvetmesi okumayı renklendiriyor. Düşündüren, biraz da tebessüm ettiren bir kitap arıyorsanız mutlaka okuyun.
192 syf.
Galiz Kahraman, İhsan Oktay Anar’ın 2014’te piyasaya çıkan romanı. Galiz, iğrenç, kötü manasına gelen bir kelime. Nitekim romanın kahramanı da bir bakıma öyle. Anar bizi daha önce eski zamanlara götürür ve bir kısmı fantastik olan masalını/hikayesini orada anlatırdı. Lakin bu sefer devir cumhuriyet dönemi, muhtemelen de 90’lı yıllar.

Romanın baş karakteri İdris Amil Efendi adlı bir zat. Gerçek anlamda bir galiz kahraman. Roman onun etrafında gelişiyor. Anar’ın kendine has absürt öğeler barındıran üslubu bu romanda da devam ediyor. Üstelik çok daha yoğun bir şekilde.
Öyle ki roman bittikten sonra geriye sarıp düşündüğünüzde aslında bunun neredeyse bir mizah yazı dizisi olduğuna dahi karar verebilirsiniz. Bu yüzden romanın özeti diye bir şey sunmak da kolay değil.

Yalnızca İdris Amil değil romandaki karakterlerin hepsi birbirinden galiz! Yarma İskender, ismi ve soyismi oldukça dikkat çekici olan Efgan Bakara, Remiz, Remziye, Muhtar, Mualla…

Romanda hakikaten pek çok gülünç sahne var. İdris Amil’in çoğunlukla bir aptal olduğunu düşünüyorsunuz. Ama ecnebi yazarların romanlarını kendi yazmış gibi piyasaya sürdürmesi lakin sonunda o işin ekmeğini Muhtar’ın yemesiyle birlikte bazen de toplumdaki aptalların sayısının hiç de az olmadığı kanısına varıyorsunuz. Zaten yazar, romanda biraz da edebiyat üzerinden sıkı hicivler yapıyor.

Neyse, sonuçta her şey İdris Amil Efendi’nin nidası gibi;
Hüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüp! Jjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjt! Nah-ha!
192 syf.
“Kaba ve çirkin, iğrenç.” (Galiz) bir roman kahramanı için ne kadar düşündürücü bir lakap. İdris Amil Hazretlerinin nidasıyla doğumundan başlayarak yaşadığı tuhaf, komik, ve şiddet içerikli olayları anlatıyor. Sıradan insanların başarılı olmaları yolundaki çaresizliklerini bazen tebessümle bazen de içiniz acıyarak okuyacaksınız.
İhsan Oktay Anar bence çok iyi bir yazar. Dilerim kıymeti bilinir.
192 syf.
·Beğendi·6/10
Bütün kitapları okumaya değer. Farklı bir hayal gücü farklı bir içerik :)
Zevkli bir okuma sağlıyor. Bayanlarda kabadayı oluyormuş kitaptan öğrendim
192 syf.
·Puan vermedi
Yazar hakkında çok fazla tavsiye almama rağmen, uzun süre okumaya niyetlensem de hep ertelediğim bir yazardı. Elime aldığımda aslında kitabı değil de yazarı okumayı niyet etmiştim. Ve gerçekten ‘geç kalmışlığıma’ derin bir pişmanlık duydum. Büyük bir iştahayla yazarın diğer eserlerini de alıp arka arkaya hepsini okudum.

Gerçekten derin bir araştırma yeteneği, kendine has bir dil ve üslup sahibi yazarın dünyasında dolaşmanın zevkini aldığım bir eser ile karşılaştım. Yazarın okuduğum ilk eseri olduğu için, nezdimde ayrı bir yeri oldu. Biraz yeni gelişen yer altı edebiyatına yakın da görsem, beğendiğim ve tavsiye ettiğim bu eseri zevkle okuyacağınızı tahmin ediyorum.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İhsan Oktay Anar karakter çizimlerinde çok başarılı bir kişi. Özellikle bence antikahraman.
Bugün romanda başrolde bir antikahraman var.
Kitabın mesken olarak Kasımpaşa'yı tutuyor olması da benim için ayrı bir güzellik oldu. Çok iyi tasvir ediyor.
Kitabı okurken ben çok güldüm, çok eğlendim. Kahramanımızın başına gelenler ve takındığı tavırlar buna sebeple oluyor.
Yaşayan en iyi postmodernist yazarlardan birisi olan İhsan Oktay Anar'dan okunması gereken bir roman
192 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Zaman, sınır, mekan kavramı olmadan yazdığı gerçeğimsi,fantastik eserleri, kendine has uslubu, kendine has kurgusu,yazım dili ve oluşturduğu masalsı dünyasıyla yine büyük bir zevkle okuduğum bir İhsan Oktay Anar kitabı.
Öncelikle diğer kitaplardan farklı olarak hikaye Cumhuriyet dönemi sonrasında geçiyor. Diğer kitaplar gibi bir konuda ayrıntılı bilgiler içermiyor, Konu gayet sıradan ve hatta gündelik olaylardan oluşuyor
Kitabın ilk sayfasındaki “robOt oLmadiğnı KanıdLA. N.V. Google” alıntısı ve . “Hüüüüüüüüüüüüüüüp! Jjjjjjjjjjjjjjjjt! Nah-ha!” narasıyla başlaması ilginç.!
Kitabın kahramanı İdris Amil Efendi Kasımpaşalı,aşık, şiir okuyor ve hırsızlık yapıyor.(?) Kitabın kahramanlarının mizahi yönlerini sevdim. Anlatım dili ağır olan kitabın okumasıda yavaştı.
Bir kadını uzun uzadıya anlatmak malûmun ilanı olur. Çünkü kadının, mükemmel olmaktan başka ne özelliği olabilir ki?
Kısacası zaten mankafa olan erkek tâifesi,
cins-i latifi görür görmez daha da bir delirdiği için, onu elde etmek gayesiyle gece gündüz demeden didinip yırtınarak icatlar yapmış, ayağına üşenmeyip keşif seyahatlerine çıkmış, sırf onları tavlamak için kendini paralayıp cilt cilt kitaplar yazmıştı.
İhsan Oktay Anar
Sayfa 14 - İletişim
''Kadınlar kavga etmezdi ama bütün kavgalar kadınlar içindi, medeniyeti kadınlar kurmamıştı ama medeniyet kadınlar için kurulmuştu. Kısacası zaten mankafa olan erkek tâifesi, cins-i latifi görür görmez daha da bir delirdiği için, onu elde etmek gayesiyle gece gündüz demeden didinip yırtınarak icatlar yapmış, ayağına üşenmeyip keşif seyahatlerine çıkmış, sırf onları tavlamak için kendini paralayıp cilt cilt kitaplar yazmıştı. Hanım kısmı erkeği, zavallının kalbine aşk okunu sokup gebe bırakır, sonra da ona dokuz doğurturdu...''
Bir hanımın yüzündeki güzellik, ona şefkatle bakan erkeğin gözlerinden yansıyan aşktır.
İhsan Oktay Anar
Sayfa 141 - Iletisim Yayınları
Sana deliler gibi âşığım, başka türlü âşık olmam mümkün değil. Çünkü seni görünce aşktan delirdim. Zâlim babama artık tahammül edemiyorum. Beni mübârek cuma günü, gece yarısı kaçır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galiz Kahraman
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750514180
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, "olmasa da olur" halini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Romantik bir insafsızlığın bakir tacizcisi olmak sonuna kadar hakkıdır. Sıradanlığın üst insanıdır o. Asilliğiyle asilleşememesi umrunda bile değildir. Onun umrunda olan tek şey, sadece ve sadece kendini algılamak, kendi küçük âlemine sığan kainatı kabul etmektir. Çünkü bilmektedir ki, gerçek bilgelik de zaten budur."

Kitabı okuyanlar 885 okur

  • Korhan Arslan
  • Yusuf Çelik
  • Metin Küçükarslan
  • yılmaz köse
  • Serdar Gülmez
  • Nilgün ÇİFTÇİ
  • Merve Özden
  • Burak An
  • Hayal Kune
  • Özgür İnci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.3
25-34 Yaş
%45.9
35-44 Yaş
%30.9
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.5
Erkek
%58.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22 (65)
9
%19.9 (59)
8
%26 (77)
7
%17.2 (51)
6
%9.8 (29)
5
%3.4 (10)
4
%0.7 (2)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları