Adı:
Galiz Kahraman
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
192
ISBN:
9789750514180
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, "olmasa da olur" halini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Romantik bir insafsızlığın bakir tacizcisi olmak sonuna kadar hakkıdır. Sıradanlığın üst insanıdır o. Asilliğiyle asilleşememesi umrunda bile değildir. Onun umrunda olan tek şey, sadece ve sadece kendini algılamak, kendi küçük âlemine sığan kainatı kabul etmektir. Çünkü bilmektedir ki, gerçek bilgelik de zaten budur."
Bir kaç yıldır sürekli yazarın kitaplarına elim giderdi ama alıp okuma fırsatım olmamıştı.Kitabı bitirince onu tanımak için geç kaldığımı hissedip üzüldüm.Öncelikle kitabın çok zeki bir yazar elinden çıktığını söylemeliyim.Kitabın kahramanı ve onun kendine bakışı çok güzel anlatılmış.Akıcı dili ve anlatımın başarısı kurgudaki ufak tefek kusurları görmemi engelledi.(Zira bazı bölümlerde boşluk hissi yaşamadım değil.)İlk okuma ilk kitap gayet başarılıydı.Sevdiğim yazarlar kategorisine koymak için elimdeki diğer iki kitabını da bitirmem gerek.
İki kere okuduğum bir kitap. Kitabın en önemli özelliği sosyolojik tasvirlerinin çok başarılı olması. Bir bölümde geçen hırsızlarla ilgili tespitler komünizm hakkında insanı gerçekten düşündürüyor. Acaba gerçek hırsızlar mülkiyet kavramını ortaya atan bizler miyiz? İnsanın açlığını, iktidar kavgasını, bencilliğini, dışlamayı, ötekileştirmeyi ve birbirimize günden güne duyduğumuz yabancılaşmayı 180 sayfa boyunca işliyor yazar. Herkesin kendisine göre bir şeyler bulabileceği bir eser. Kesinlikle okunmalı.

Benzer kitaplar

Yazarın ilk okuduğum kitabı Puslu Kıtalar Atlası'nın etkisi henüz geçmemişken Galîz Kahraman kitabı başka büyülü bir dünyanın kapılarını araladı bana. İhsan Oktay Anar' ın hayal gücüne ,zekasına ve bilgi birikimne ikinci kez şapka çıkarttım.
Kitabın her satırında okuyucuya bir şeyler kazandıran kelime dağarcığını, hayal gücünü besleyen bir üslupla kaleme aldığı bu eserinde, çok ta yabancı olmadığımız; bizleri olumlu ya da olumsuz etkileyen durumları / olguları okuyucuya aktarıyor. Din muhafazakarı görünüp insanları sömüren hırsızlar,tarihi eser kaçakçıları, içi boş cümleler kuran eleştirmenler,akademisyenler,farklı bir şeyler ortaya koyup , düşünen, üreten insanların alaya alınması ve yalnızlaştırılması gibi birçok mesleyi barındırıyor kitap. Ancak edebiyat camiasına yönelik düşünceler daha ön planda gibi...
Okurken çok eğlendim , ciddi havayı dağıtmak adına bazı şeyleri hicvetmesi okumayı renklendiriyor. Düşündüren, biraz da tebessüm ettiren bir kitap arıyorsanız mutlaka okuyun.
Galiz Kahraman, İhsan Oktay Anar’ın 2014’te piyasaya çıkan romanı. Galiz, iğrenç, kötü manasına gelen bir kelime. Nitekim romanın kahramanı da bir bakıma öyle. Anar bizi daha önce eski zamanlara götürür ve bir kısmı fantastik olan masalını/hikayesini orada anlatırdı. Lakin bu sefer devir cumhuriyet dönemi, muhtemelen de 90’lı yıllar.

Romanın baş karakteri İdris Amil Efendi adlı bir zat. Gerçek anlamda bir galiz kahraman. Roman onun etrafında gelişiyor. Anar’ın kendine has absürt öğeler barındıran üslubu bor romanda da devam ediyor. Üstelik çok daha yoğun bir şekilde.
Öyle ki roman bittikten sonra geriye sarıp düşündüğünüzde aslında bunun neredeyse bir mizah yazı dizisi olduğuna dahi karar verebilirsiniz. Bu yüzden romanın özeti diye bir şey sunmak da kolay değil.

Yalnızca İdris Amil değil romandaki karakterlerin hepsi birbirinden galiz! Yarma İskender, ismi ve soyismi oldukça dikkat çekici olan Efgan Bakara, Remiz, Remziye, Muhtar, Mualla…
Romanda hakikaten pek çok gülünç sahne var. İdris Amil’in çoğunlukla bir aptal olduğunu düşünüyorsunuz. Ama ecnebi yazarların romanlarını kendi yazmış gibi piyasaya sürdürmesi lakin sonunda o işin ekmeğini Muhtar’ın yemesiyle birlikte bazen de toplumdaki aptalların sayısının hiç de az olmadığı kanısına varıyorsunuz. Zaten yazar, romanda biraz da edebiyat üzerinden sıkı hicivler yapıyor.

Neyse, sonuçta her şey İdris Amil Efendi’nin nidası gibi;
Hüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüp! Jjjjjjjjjjjjjjjjjjjjjt! Nah-ha!
“Kaba ve çirkin, iğrenç.” (Galiz) bir roman kahramanı için ne kadar düşündürücü bir lakap. İdris Amil Hazretlerinin nidasıyla doğumundan başlayarak yaşadığı tuhaf, komik, ve şiddet içerikli olayları anlatıyor. Sıradan insanların başarılı olmaları yolundaki çaresizliklerini bazen tebessümle bazen de içiniz acıyarak okuyacaksınız.
İhsan Oktay Anar bence çok iyi bir yazar. Dilerim kıymeti bilinir.
Bütün kitapları okumaya değer. Farklı bir hayal gücü farklı bir içerik :)
Zevkli bir okuma sağlıyor. Bayanlarda kabadayı oluyormuş kitaptan öğrendim
Yazar hakkında çok fazla tavsiye almama rağmen, uzun süre okumaya niyetlensem de hep ertelediğim bir yazardı. Elime aldığımda aslında kitabı değil de yazarı okumayı niyet etmiştim. Ve gerçekten ‘geç kalmışlığıma’ derin bir pişmanlık duydum. Büyük bir iştahayla yazarın diğer eserlerini de alıp arka arkaya hepsini okudum.

Gerçekten derin bir araştırma yeteneği, kendine has bir dil ve üslup sahibi yazarın dünyasında dolaşmanın zevkini aldığım bir eser ile karşılaştım. Yazarın okuduğum ilk eseri olduğu için, nezdimde ayrı bir yeri oldu. Biraz yeni gelişen yer altı edebiyatına yakın da görsem, beğendiğim ve tavsiye ettiğim bu eseri zevkle okuyacağınızı tahmin ediyorum.
Kitap , İdris Âmil Hazretleri'nin doğumdan itibaren başından geçen birtakım olayları ele alıyor.
Mübarek bir zat olacağına inanılan kahramanımız dini eğitimini yarıda bırakmakla kalmaz ilim irfan sahibi olmayı da boş işlerden sayar.Biraz büyüyüp de cins-i latifin ilgisine mazhar olamadığını anlayınca buna bir çare bulmak ister ve başına türlü türlü işler açar.
Oldukca eğlenceli bu kitabı okurken yanınızda sözlük de bulundurmanız gerekebilir.
Okumanız dileğiyle...
İhsan Oktay Anar karakter çizimlerinde çok başarılı bir kişi. Özellikle bence antikahraman.
Bugün romanda başrolde bir antikahraman var.
Kitabın mesken olarak Kasımpaşa'yı tutuyor olması da benim için ayrı bir güzellik oldu. Çok iyi tasvir ediyor.
Kitabı okurken ben çok güldüm, çok eğlendim. Kahramanımızın başına gelenler ve takındığı tavırlar buna sebeple oluyor.
Yaşayan en iyi postmodernist yazarlardan birisi olan İhsan Oktay Anar'dan okunması gereken bir roman
Zaman, sınır, mekan kavramı olmadan yazdığı gerçeğimsi,fantastik eserleri, kendine has uslubu, kendine has kurgusu,yazım dili ve oluşturduğu masalsı dünyasıyla yine büyük bir zevkle okuduğum bir İhsan Oktay Anar kitabı.
Öncelikle diğer kitaplardan farklı olarak hikaye Cumhuriyet dönemi sonrasında geçiyor. Diğer kitaplar gibi bir konuda ayrıntılı bilgiler içermiyor, Konu gayet sıradan ve hatta gündelik olaylardan oluşuyor
Kitabın ilk sayfasındaki “robOt oLmadiğnı KanıdLA. N.V. Google” alıntısı ve . “Hüüüüüüüüüüüüüüüp! Jjjjjjjjjjjjjjjjt! Nah-ha!” narasıyla başlaması ilginç.!
Kitabın kahramanı İdris Amil Efendi Kasımpaşalı,aşık, şiir okuyor ve hırsızlık yapıyor.(?) Kitabın kahramanlarının mizahi yönlerini sevdim. Anlatım dili ağır olan kitabın okumasıda yavaştı.
İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ilk romanı. O kadar beğendim ki hemen bir roman ardından yazarın en bilinen romanı Puslu Kıtalar Atlası'nı okudum. Galiz Kahraman yazarın en son ve bence en iyi romanı. İhsan Oktay Anar oldukça başarılı bir yazar. Bu masalsı romanı çok beğendim ve tavsiye ediyorum.
İhsan Oktay Anar kitaplarındaki dil ve anlatım yazarın zekasına saygı duymaktan başka bir şey bırakmıyor okura. Bir ara yazmama kararı alan yazarın umarım son kitabı olmaz Galiz Kahraman. İğrençlikleri kitabın kahramanı üzerinden o kadar güzel anlatıyor ki, içinde ince ince göndermelerle "bizi" anlatması tüm kitaplarında olduğu gibi müthiş bir ironi. Kitabın içinde farkında olmadan bir bakıyorsunuz ki günlük bir mevzu işlenirken derin akademik ve entelektüel birikim satır aralarına serpiştirilmiş, gerçi bu diğer kitaplarında da mevcuttur. Okurken bir ara koparsınız konudan, dalıp gidiverirsiniz, eğlenceli ve bildik gelir konu size, bir bakmışsınız çok derinlere inmiş mevzu ve anlatım, bir kaç sayfa geri dönmek zorunda kalırsınız. Çok emin olmamakla birlikte tüm kitaplarında bir şekilde yobazlığa değiniyor, yobazlık ya da inandığımız dine göre ters hareketler yapma durumu ki gerçekten bu konuda verdiği örnekler bence hep doğru. Beğendiğim yazar ve beğendiğim bir kitabı daha. Tavsiye ederim.
Bir hanımın yüzündeki güzellik, ona şefkatle bakan erkeğin gözlerinden yansıyan aşktır.
İhsan Oktay Anar
Sayfa 141 - Iletisim Yayınları
''Kadınlar kavga etmezdi ama bütün kavgalar kadınlar içindi, medeniyeti kadınlar kurmamıştı ama medeniyet kadınlar için kurulmuştu. Kısacası zaten mankafa olan erkek tâifesi, cins-i latifi görür görmez daha da bir delirdiği için, onu elde etmek gayesiyle gece gündüz demeden didinip yırtınarak icatlar yapmış, ayağına üşenmeyip keşif seyahatlerine çıkmış, sırf onları tavlamak için kendini paralayıp cilt cilt kitaplar yazmıştı. Hanım kısmı erkeği, zavallının kalbine aşk okunu sokup gebe bırakır, sonra da ona dokuz doğurturdu...''
Başkaları ne derse desin, bir hanımın yüzündeki güzellik, ona şefkatle bakan erkeğin gözlerinden yansıyan aşktır.
O ise düşünceli değildi.Çünkü düşünmesini icap ettiren bir husus yoktu.Düşünmek şöyle dursun,tam tersi o şu kainatta üzerinde düşünülecek yegane husus ve yegane kişiydi.Elbette bu hakikati herkesin idrak etmesini ummak,insanoğluna haksızlık olurdu.
“Nedensellikten kayan düşüncenin yaşamın işlevselliği üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?”
Anlaşılan Hoca allâme biriydi ki, bu suale derhal cevap verdi:
"Toplumun sosyolojik yapısını oturtmak gerekir bunda. Budur sanatçının düşünsel görevi. Usumuzda yatanların iç gerçekliğinden yapısal bir nitelik işlevsel bir doku doğar özünde. Düşünselliğin ikliminden eser sınıf bilinci ve şiir sevgisi! Estetik güzellikten ödün vermek nedensellik boyutumuzu yozlaştıracaktır. Yaşanmışlıkları nasıl gördüğümüzdür aslolan."
Bu tür sorular ve cevaplar birbirini kovaladı. Anlaşılan bu tür şahısların her biri,lügatteki kelimeleri torbaya doldurmuş, rastgele çekerek cümleler kuruyorlardı.Cümlenin anlam taşıması için, özne, yüklem, nesne ve tümlecin olması kâfi görünüyordu. Fakat anlamın tamamlanması için cümlenin devrik olması şarttı.Çünkü edebiyatta devrim yapmanın başka çaresi yok gibiydi.
İhsan Oktay Anar
Sayfa 30 - İletişim yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galiz Kahraman
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
192
ISBN:
9789750514180
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, "olmasa da olur" halini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Romantik bir insafsızlığın bakir tacizcisi olmak sonuna kadar hakkıdır. Sıradanlığın üst insanıdır o. Asilliğiyle asilleşememesi umrunda bile değildir. Onun umrunda olan tek şey, sadece ve sadece kendini algılamak, kendi küçük âlemine sığan kainatı kabul etmektir. Çünkü bilmektedir ki, gerçek bilgelik de zaten budur."

Kitabı okuyanlar 474 okur

  • Mustafa
  • Emirhan Kabul
  • Veysel Aral
  • Ali Eskici
  • BilgeSevgi
  • Canismet
  • Sedef Tuncer
  • Aykut Anıl
  • Rana
  • Hasan Şevki Bilgin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.3
25-34 Yaş
%45.9
35-44 Yaş
%30.9
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.5
Erkek
%58.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (32)
9
%24.3 (42)
8
%23.7 (41)
7
%16.2 (28)
6
%12.1 (21)
5
%4.6 (8)
4
%0
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları