Pek önemli biri değilim, ama bu durumdan
hiç de pişmanlık duymuyorum.
Tam tersine, hatta doğrusunu söylemek gerekirse, pek de önemli biri olmamaktan
gurur duyuyorum.
Entrikacı biri de değilim, bununla da gurur duyuyorum.
Gizli saklı değil, hiçbir oyun çevirmeden, gayet açık bir biçimde hareket ederim ve kime, nasıl zarar, hem de büyük bir zarar verebileceğimi bilmeme rağmen elimi böyle işlerle kirletmem.
Bu anlamda ellerim gayet temizdir.
İmalı sözlerden de hoşlanmam,
ikiyüzlülüğe de tenezzül etmem.
İftiradan ve dedikodudan tiksinirim.
Maskeyi sadece maskeli balolarda takarım, insanların arasında dolaşırken değil.
“Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim.. ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur !”