"Tartışma ve çatışmalardan sonra, hatta en berbat aşağılanmalara bile maruz kaldıktan sonra, ben her zaman, birkaç saat sonra, birkaç gün sonra, ona karşı merhamet hissediyordum. Onun içinde yaralı bir hayvan görüyordum, çocukluğu, yalnızlığı üzerine bana anlattıklarını hatırlıyordum... Yüksek bir yaşam düzeyimiz olması için çırpınıyordu, çaba sarf ettiğini görüyordum... sonuçta... bana öyle geliyordu. Mutlu olmak istiyordum, onun mutlu olmasını istiyordum. Sonra her şey her zamanki gibi yeniden başlıyordu, yani bir döngüyü yeniden başlatıyorduk."
Bana fahişe muamelesi yapmış olmasının önemsiz olduğunu düşünüyordu... bunu sorun etmemeliydim. Bu unutulabilir diyordu; ama benim içimde birikiyordu, sonunda da kaldıramaz hale geliyordum.
Bu eserin birinci bölümünde gösterdiğimiz gibi, çift hangi modelde kurulmuş eşler en çok kadınlar manipüle eder. Bazı eşler ya da kadın arkadaşlar kendi güçlü kişiliklerini ortaya koymaktan, eşlerine ve bütün aileye hâkim olmaktan hoşlanırlar. Fazlasıyla egemen olduklarında ve kişiliğini ezdiklerinde bile, erkek, narsistik sapkının davranışlarının doğurduğu istirabı hissetmez. Örneğin erkek, genel olarak, eşinin hiçbir nüfuzunun olamayacağı bir kaçış alanını korur; mesela dışarıdaki -sportif olan ya da olmayan- bir faaliyet, işini (bir kadının eşini işini bırakmaya yöneltmesi çok enderdir), ya da yalnızca kulaklarımi tıkar, yoksayar. Fiziksel şiddete gelince, dövülen kadına kıyasla dövülen erkek çok daha azdır...