Çocukken annemin sözü tartışmasızdı, kesinliği mutlaktı. Şimdi ben o zaman annemin olduğundan daha yaşlıyım ama çelişkilerle kafası karışmış, tutarsız bir bileşkeyim. Bu dünyanın senin kadar acemisiyim, denizci.
Yarın, yarından sonra bir yarın, bir yarın daha. Sürüp gidiyor günden güne küçük adımlarla. Geçmiş günlerimiz ise nice sersemlere ışık tutmuş, ölüm yolunda, toz toprak olmazdan önce.
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı, olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu, kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz.