“Elli dokuz yıllık sorun şu: Bir romancı sonuçları belirleme gücüne, bu mutlak güce sahipken, yani aynı zamanda tanrıyken, kefaretini nasıl öder? Af dilemek için başvurabileceği, hesabını kapatabileceği biri, onu bağışlayabilecek bir varlık, daha yüce bir varoluş yoktur ki. Ondan başkası yoktur. Sınırlar, koşulları saptayan odur - hayal gücüyle. Tanrı için, ya da tanrıtanımaz bile olsalar yazarlar için, kefaret söz konusu değildir. Hep olanaksız olmuştur ve mesele de tam olarak budur. Onlar yalnızca deneyebilir.”