İnsanın bütün önyargılarını kıran, olayların her zaman göründüğü gibi olmadığını gösteren muhteşem bir kitaptı. Her konuda mükemmel olan Zehra öğretmenin tek bir kusuru vardı: O da kimseye acımamaktı fakat babası hakkında öğrendiği gerçekler ona acımayı öğretmişti. Kitabın son cümlesi şu şekilde: "Zehra birkaç gün sonra Anadolu'daki mektebe döndü. Genç muallimin artık hiçbir eksiği kalmamıştı. Acımayı öğrenmişti."
Kureyş çıldırıyor çünkü ne yapsa kâr etmiyor. İslam yürüyen bir dağ gibi karış karış geliyor. Kıl kadar ince karışlar amma geliyor. Bu gelişte de başta o an müşriklerin Mekke'si bütün dünyayı dümdüz edeceğe benziyor.