Huzur-u dilim sensin ey yâr-ı dilber,
Semâda süzülen kuş misâli pervâz eder gönlüm.
Dem ki yanında olayım, rûhum ferah bulur,
Zîrâ kokun, rahmet yağmurunun ilk katresi gibi düşer sadrıma.
Toprakla vuslata eren o katre misâli,
Kalbim seninle hayat bulur ey mah-rû.
Her nefesinde bir letafet, her sözünde bir hikmet saklı,
Sanki kader defterime ismin hatt-ı mukaddesle yazılmış.
Bil ki ey dilruba,
Ben bu fânî âlemde sana müptelâ bir garip seyyahım;
Senin cemâlin ise gönlümün semâsında
ebediyyen doğan bir kamer misâlidir.
Nerede kaldı o güzel gülüşün?
Geliyor mu, yoksa gelmek üzere mi
bu sisli ve yağmurlu havada?
Nerede kaldı gülüşün,
nerede kaldı yüzünde açan o aydınlık?
Yağmurun sesi tenindeki kokuyu hatırlatıyor,
ama rüzgâr esiyor, dağılıyor izlerin.
Nerede kaldı o koku?
Nefessiz kaldım sensiz;
kokun olmayınca, dünya eksik.
Şimdi rüzgârın her uğultusunda
adını arıyorum,
yağmurun her damlasında
ayak izlerini.
Bir gölgen kalsa yeterdi,
bir sıcaklık, bir nefes,
ama bu şehir soğuk,
sen olmayınca her yer yarım.
Belki bir gün,
bir yağmur sabahının sessizliğinde,
gülüşün yeniden düşer önüme.
Belki rüzgâr bu kez
bana seni getirir.
Ben yine de bekliyorum—
gülüşünü, kokunu, adını,
ve en çok da
bende kalan yerini.
⸻
Olur da bir gün sen de anlarsan,
Uzatıp tutuverirsin ellerimi…
Her köşe başı, her rüzgâr, her gece
Bana seni hatırlatır;
Utanırım, söyleyemem,
“Geri dön…” diyemem.
Sadece uzanıp tutuver isterim
Ellerimi…
Ama kelimeler boğazıma düğümlenir,
Utanıp diyemem “ne olur.”
Olur da bir gün sen de özlersen,
Bir anlığına bile sızlarsa kalbin,
Bil ki ben hâlâ aynı yerdeyim:
Sesine yaslanmış bir hatıra,
Gülüşüne saklanmış bir dua,
Adına yazılmış yarım bir hikâye…
Ve sen geri dönmesen bile,
Ben yine de beklerim
Uzanıp tutuver diye
Ellerimi…
Bu sönen kaçıncı sigara,
Yarım kalmış kaçıncı hayal;
Yarım bırakırmış kaçıncı ömür,
Yarım bırakılmış kaçıncı hikâye.
Kül olurken gecenin sessizliği,
Zaman da biraz eksiliyor içimde.
Bir adım atsam düşecek gibi
Her cümle, her anı, her sebep.
Dudaklarımda acı bir iz,
Avuçlarımda sönmüş sözler.
Kim bilir kaç kere denedim
Bitmeden tükenen özlemler.
Ve şimdi soruyorum kendime:
Yarımlar mı büyüttü bizi,
Yoksa biz mi yarım kaldık
Tutamadığımız ellere?
Bu sönen kaçıncı sigara,
Belki de son değil,
Ama her dumanında
Eksilen ben, çoğalan gece.