Yaşam ne acı, ne tatlı; renksiz, kokusuz, dümdüz, anımsanacak değer taşımayan bir yığın küçük olaylar zincirinden başka bir şey değildi. Acılar vardı durmadan anımsanan. Bir de, arada şimşek gibi parlayıp sönen mutluluk anları. Hepsi bu kadar.
Hayat bazen rutinden yorulup bir kuşun yürüyüşe çıkması gibi bir şey olmalı. Fakat seni gören herkes bu kadar güzel kanatları varken ve uçabiliyorken neden yürüyor bu kuş diye çok şaşırır. Neden bir kuş yürümek ister ki bazen? Uçmaktan pişman mı olur? Geridekileri yüklenip uçmak çok yorucu. Pişmanlık, bir kuşun kalbindeki yanık izleri mi?