Gigo

Gigo
@Genats
Eğri oturalım, Gigo konuşalım.
52 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
İnsan çocukluğunu yeniden yaşamasını sağlayan her şeyi, gezdiği yerleri, yüksek sesle söylediği şarkıları, gürültülü oyunları, masum gülüşleri, gençliğin tatlı kalp ağrılarını, acı gözyaşlarını, hülyalarını ve düşüncelerini hatırlatanı sever. … Annesinin öğrettiği, kulağa her şeyden tatlı gelen o kutsal "anne" sözcüğünü söylediği dili sevmeyi sürdürür. Aynı dili konuşan, aynı duaları eden insanları, atalarını, kahramanlarını ve onların şarkılarını da sevmeye devam eder. Evet, kardeşlerini sever ve kendileriyle gurur duyabileceği muhteşem bir durumda olmasalar bile çilekeş bir milletin çocukları olduğu için onların üzerine titrer. … Ermenilerden daha fakir ve cahil, dolayısıyla daha zavallı bir halk var mıdır?
Sayfa 74 - Aras Yayıncılık
Reklam
KEDİ ÖĞRETMEN Kedi öğretmen olmuş Ne kadar fare varsa toplamış başına Çalıştırır hepsini ilk ders: Kedinin pençesinden nasıl korunmalı Ve nasıl sıvışmalı çabucak Ne kadar fare varsa olmuş öğrenci Hepsi cin gibi Hepsi çalışkan Su gibi öğrenmişler bütün dersleri Diploma dersen altın yaldızlı Kedinin elinden alırlar bizzat Fareler gidince - ciddi ciddi - düşünür kedi - Koca bir yanlış var herhal bu işte - Bir yanlış - fakat yanlış olan ne?
Ah Gigo neden böylesin sen!
GİGO VE KEDİ Gigo Kediye bakar Kedi Gigo'ya bakar Gigo'nun acayip bir dünyası var Kedinin acayip bir dünyası var Kedi bekler ki Gigo gelip okşasın kendisini Gigo bekler ki gır, gır etsin Kedi Gigo Kediyi okşamaz Gir, gır etmeye yeltenmez Kedi Acayip bir âlemin içindeler Gigo ve Kedi 15.09.1949
“Hiç mi hatırlamıyorlar?” "Hatırlayanlar var. Ama senin hatırlamasını istediklerin değil hatırlayanlar." Efronya'nın öfkeleneceğini düşünmüştü ama o öfkelenmemişti. "Unutulmasını isteyeceğin işler yapmamalısın," demişti sadece. "Affettin mi onları?" "Hayır. Bazı şeyleri affetmek ahlaksızlıktır. Öyle olaylar var ki onları affetmeye hakkın yok." "Ne istiyorsun peki? Cezalandırılmalarını mı? "Hayır. Utanmalarını istiyorum." Osman, biraz da hayretle, "Bu kadar mı?" der gibi bakmıştı.
Sayfa 311
O anda sadece pencere camını bir köşeden diğerine kateden küçük bir böceği seyretmek istiyorum. Sağ alt köşeye gelince, çerçevenin iç tarafından ilerleyerek yukarıya çıkıyor hayvan. Yukarı köşeye varınca orada kalıyor ve bir daha kıpırdamıyor. "Tıpkı bir insan gibi" diye geçiriyorum aklımdan coşkuyla. Oradan oraya gitmenin hiçbir sonucu olmadığını anlayana kadar insan uzun mesafeler kateder ve orada kalakalır. Oradan oraya gitmek yerine oradan oraya bakınmaya başlar.
Sayfa 107 - Ayrıntı Yayınları
Reklam