Berj Boyajian, gülerek karşılıyor bizi masada ve Türkçe. Purosunu bir kenara bırakırken elimi, iki eliyle sıkıyor. “Kusura kalmayasın, bizim Türkçe kaba Türkçedir. Köylü Türkçesi! He mi?”
İnanılmaz bir görüntü. Gülmemek elde değil. Son derece civalı, son derece Amerikalı, son derece zengin görüntülü bir adamın ancak Türkiye’nin doğusundaki köylerinde duyabileceğiniz bir Türkçe aksanıyla konuşması, bunun Los Angeles’ta havuz kenarında olması…
…
Berj Boyajian ben masadan kalkarken son kez Türkçe konuşuyor:
“Kürt gibi konuşuyoruz de mi?”
“En son İstanbul’a gittiğimde söylediler bunu. Kibar konuşamıyormuşuz biz.”
Puroları ellerinde, gülüyorlar. Hep birlikte üfledikleri duman masanın üzerinde büyük bir bulut oluşturuyor.