Onu gözünde, kendisine bir faydası dokunmayacak olan bütün cismani güzelliklerden ayırdı; Emma onun kalbinde daima yükseliyor ve sanki tanrılaşacak, uçup o kalpten ayrılıverecek gibi oluyordu. Bu, hayatla ilişiği olmayan ve ender oldukları için çiçek gibi bakıp yetiştirdiğimiz saf hislerden biridir; ona kavuşmanın vereceği zevk, onu kaybetmekten meydana gelecek acının yanında hiç kalır.
Sayfa 112 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Onun sandığına göre aşk, şimşek parıltıları ve gök gürültüleri ile kendini birdenbire gösterir, göklerden düşüp hayatı altüst eden, iradelerimizi birer yaprak gibi söken, bütün kalbi uçuruma sürükleyen bir kasırgaya benzerdi.
Sayfa 105 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Birbirleriyle başka bir konuşacakları yok muydu?.. Halbuki gözleri daha bir sohbetle doluydu; söz kesilmesin diye gelişigüzel cümleler bulmaya çalışıyorlardı. Ama ikisi de kendilerini tatlı bir gevşekliğin kapladığını hissediyordu; sanki ruhları arasında derin, sürekli bir fısıltı vardı ki, bu, ağızlardan çıkan fısıltıyı örtüyordu. Yeni duydukları bu tatlılığın şaşkınlığı içinde, ikisi de bu histen bahsetmeyi, nedenini araştırmayı hiç düşünmüyorlardı. Gelecek mutluluklar, sıcak ülkelerin kıyıları gibi, kendilerinden önceki genişliğe, özlerindeki gevşekliği güzel kokulu bir meltem halinde yayar ve bu sarhoşluk içinde kendisinden geçen insan, görünmeyen ufku merak etmeyi bile aklından geçirmez...
Sayfa 99 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu