“İnsanın üç dostu vardır. Bunlardan birisi ölümüne kadar onun yanındadır. Bu onun malıdır. Birisi kabre kadar onunla beraberdir. Bu onun aile ve fertleridir. Birisi de mahşere kadar onunla beraberdir. Bu onun amelidir."
ALLAH Teâlâ bir Ayet-i kerimede dünyayı oluşturan unsurları şöyle üzetlemiştir: “Dünya hayatı oyun, eğlence, süslenme, gururlanma, mal ve evlat çokluğunda rekabet etmekten ibarettir.”
"Dünya verdiğini bir gün geri alır, iyiliğini
kötülülüğe çevirir, insana gülerken birden darılır,
onu güldürürken bir anda ağlatır, bugün başına
taç giydirirken, yarın boynuna ip geçirir. O
kimseye acımaz, kimseyi kayırıp korumaz. Birisini
bırakıp birisini tutar, bugün beslediğini yarın
yutar."
Hz. Ali (ra) şunları söylemiştir: "Bilin ki,
öleceksiniz, sonra dirilip amellerinize göre
muamele göreceksiniz. Bu değersiz dünya sizi
aldatıp oyalamasın. Bu dünya belâlarla çevrilidir,
geçici olmakla kusurludur, vefasızlıkla şöhretlidir.
O bir rüzgârdır, insanlar ve eşya da onun önünde inip kalkan, düşüp uçan yapraklardır. Onun sevinci bir kederle kesilir, varlığı birden yokluğa kalb olur."Dünya bir okçudur, insanları hedef
almıştır. Durmadan fırlattığı okların kime ve
nereye isabet ettiği onun umurunda değildir.",
"Sizden önce bu dünyada daha güçlü, daha uzun
ömürlü ve daha hırslı insanlar yaşadılar. Şimdi
onlar nerdeler? Hepsinin üstüne toprak dökülmüş,
başlarına taş dikilmiştir. Cesetleri haşarata yem
olmuş, ruhları da ya cennete gitmiş ya da cesetleri
gibi azaplara duçar olmuştur. Siz de yakında
onların akıbetine uğrayacaksınız. Onlar gibi sizin
de meskenleriniz, mal ve mülkleriniz başkalarına
kalacak, isim ve şöhretleriniz unutulacak, hesaba
çekilip amellerinizin ya hayrını, ya da şerrini
göreceksiniz."
Hz. Ali (ra) şöyle demiştir: “ Ne mutlu o kimseye ki, RABBİni tanır ve O'na itâat eder, şeytanı tanır ve ona isyan eder, hakkı tanır ve ona ittiba eder (uyar), bâtılı tanır ve ondan ictinab eder ( sakınır), ahireti tanır ve ona hazırlık yapar.