Kutsal değerleri için ölmesini bilmeyenler, işgal edilmiş bir hayatın içinde ölü bir yaşama mahkûm olurlar. Onlar bizlere bu hayatı ve özgür bir vatanı bırakmak için öldüler. Şimdi asıl olan bu destanları dinleyip, bizim nasıl yaşamamız gerektiği konusunu bir kere daha sorgulamaktır.
Toplumun birlik ve beraberliğinin sırrı, Allah'a ve ahirete imandan geçmektedir. Yaptığı her şeyin hesabını verme inancı içinde olanlardan bir kötülük beklenemez. Eğer bir cemiyette yolunda gitmeyen bir şeyler varsa, bunun nedenini insanların iman boyutunda aramak lazımdır.
Eğer kişi hakikatin aslında erişilemez bir şey olduğunu hatta herhangi bir hakikatin var olmadığını öğrenirse ne olur?
Eğer kişi insanların mutluluk, sevgi, sevinç olarak tanımladıkları şeylerin tamamıyla yanlış temeller üzerine inşa edilmiş varsayımlar olduğunu keşfederse yüreğinde derin bir boşluk bulur. Onun için bu büyük boşluğu doldurmanın yegane çaresi de gerek kendisinin gerekse de başkalarının kaderleri üzerine kumar oynamasıdır. Bunu başarabilecek yeteneğe sahip birinin gücü her şeye kadirdir.