«Din adamları»'nın sultanın ve mal sahiplerinin safında yer almalarına ve çalışanları ve yoksulları din ile uyuşturmalarına gelince, İslam tarihinin bazı dönemlerinde buna rastlandığını inkar etmiyoruz. Fakat dinin özü, bu gibi kimselerin bu tavrını red etmektedir. Din, onları, "Allah'ın ayetlerini az bir paha karşılığında satmaları" nedeniyle cezalandırılmakla korkutuyor. Tarih, bunların yanında Din alimlerinin örnek davranışlarını da bize aktarmıştır. Bunlar hakkı söylemek konusunda, kınayanın kınamasından korkmamış; fakirlerin ve Allah'ın haklarının çiğnenmesi üzerine, yöneticilere ve servet sahiplerine karşı çıkmışlardır. Diğer taraftan hak sahiplerini haklarını almak için teşvik etmiş ve onlara haklarının ne olduğunu açıklamışlardır. Buna karşılık yöneticilerin zulmüne maruz kalmışlar, bazan sürgün edilmişler, bazan da işkence görmüşlerdir.