Yıldızların da ütopyalan olmalıydı. Ama bir yandan tükeniyordu küçük yıldız.
Hızla, ışık hızıyla tükeniyordu. Karadelikler onu yutabilir, sönmüş yıldızlar kendilerine çekebilirlerdi. Büyükbüyüklerinin masallarındaki gibi tehlikeler ortasında kalabilirdi. Umurunda bile değildi bütün bunlar.
Yaşıyordu, ölümlüydü ve firariydi, hepsi bu ...
Evren hiçlik'ten de küçükmiiş meğer Yaşamı ve ölümü ezberleyecek kadarmış
Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda
Kendini ölümlü sanıyar onu getirdim ganimettir
Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu
Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Zihnimde uzak bir çağrşım: Şiir ve aşk
Yani zamanın ağır ve sakin akıp gittiği
Kelimelerin haysiyeti, dostluğun sıcaklığı
Aşklarınsa gözyaşı istediği masumiyet
Kitaplardaki mürekkep kokusu gibi hepsi
Kaybolup gitmiş şehrin yakın tarihinde