Vefa...

Yıldızların da ütopyalan ol­malıydı. Ama bir yandan tükeniyordu küçük yıldız. Hızla, ışık hızıyla tükeniyordu. Karadelikler onu yuta­bilir, sönmüş yıldızlar kendilerine çekebilirlerdi. Bü­yükbüyüklerinin masallarındaki gibi tehlikeler orta­sında kalabilirdi. Umurunda bile değildi bütün bunlar. Yaşıyordu, ölümlüydü ve firariydi, hepsi bu ... Evren hiçlik'ten de küçükmiiş meğer Yaşamı ve ölümü ezberleyecek kadarmış
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ki insanlar rüya görmüyor Ve sıfır nedir biliyorlar Düş kuranlarsa çoktandır Meczup sayılıyor artık
Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda Kendini ölümlü sanıyar onu getirdim ganimettir Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Zihnimde uzak bir çağrşım: Şiir ve aşk Yani zamanın ağır ve sakin akıp gittiği Kelimelerin haysiyeti, dostluğun sıcaklığı Aşklarınsa gözyaşı istediği masumiyet Kitaplardaki mürekkep kokusu gibi hepsi Kaybolup gitmiş şehrin yakın tarihinde
Sesinden ışık bakışlarından Zifiri karanlık sızan deli tay Şimdi sana hangi dağın yeli Hangi uçurumun uğultusu Hangi suların yıldız şavkları