Can sıkıntısı kişinin kendisiyle yalnız kalma korkusudur. Kediler kendileri olmaktan mutludurlar, insanlar ise kendilerinden kaçarak mutlu olmaya çalışırlar.
Kediler doğalarına kulak vererek yaşarlar, insanlar ise doğalarını bastırarak. Çelişkili görünse de, bu da onların doğasıdır. Aynı zamanda da barbarlığın bitip tükenmez cazibesinin kaynağıdır. Birçok insan için uygarlık bir kısıtlanma halidir. Korkunun esiri olmuş, cinsel açlık çeken ve göstermeye cesaret edemedikleri bir öfkeyle dolu olan kimseler, kendini olumlayarak yaşayan bir canlı karşısında ister istemez deliye dönerler. Hayvanlara zulmetmek, onları kendi yaşamlarında sürünüp durdukları iç karartıcı sefaletten uzaklaştırır. Kedilerin eziyet görüp yakıldığı Ortaçağ karnavalları, ezilmişlerin şenlikleridir.
Belirli bir amaca hizmet etmeyen ya da anlık keyif vermeyen bir şey yaptıkları nadir görülen kediler, realistlerin şahıdırlar. İnsan budalalığıyla karşılaştıklarında, öylece arkalarını dönüp giderler.