Sessizlik bir aynadır. İnsanlara geri gönderdiği yansıma öyle sadık bununla birlikte öyle umulmadıktır ki, aynada kendilerini görmekten kaçınmak için hemen her çareye başvururlar ve modern yaşamın her yerde bulunan hayhuyu suret çıkaran yüzeyinden geçici olarak silinip temizlenmezse, onu, kibar konuşma, mırıldanma fısıldama, hayali diyalog, şizofrenik saçmalama ya da iş o noktaya varırsa, kendi osuruklarının gizli yaylım ateşi gibi böyle ümitsiz kişisel ses araçlarıyla buğulandırmakta gecikmez. Sessizlik yalnızca uyurken hoş görülür ve uvkuda bile çoğu rüyanın tema müziği vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her zaman her yerde var olan sömürüyü ustaca yönetmek isteyen ve üyelerini onun sembollerini, kurumlarını ve tüketim maddelerini ciddiye ve aslında daha ciddiye almalarında ısrar ederek kontrol etmeye (ve kazıklamaya) çabalayan bir toplumda hayatını kurtarmak isteyen biri için mizahi bir hassasiyet kesinlikle elzemdir.
İnsan marifetleri olan sabitlik ve kesinlik gibi şeyler ölümsüzler için büyük can sıkıntısıdır. Bu yüzden Tanrıyı mutlak iyi, Şeytan’ı ise mutlak kötü olarak resmetmeye çalışmamız bizim basmakalıplığımızdır.
Doğa bilgin soyların tükenmesinin aşırı uzmanlaşmanın bir sonucu olduğunun farkında olmayacak kadar kıt değil. Bu evrimin anayasasıdır ve pek çok tür bedelini öder. İnsanoğlu doğası gereği kavrayışlıdır. Başarımızın sırrı buydu, en azından evrimsel açıdan. Ancak bizler uygarlaştığımız ölçüde kavrayışlılıktan uzaklaştık ve bununla doğru orantılı biçimde uyum sağlama yeteneğimizi kaybeder hale geldik.