Kitap kulübüyle birlikte Dostoyevski'nin ilk kitabı "İnsancıklar" kitabını okuduk. Kitap, yaşlı bir katibin küçük bir kızla mektuplaşması ve onların sıradan yaşamlarını anlatıyor. Bu kişiler, ekonomik olarak her gün mücadele etmek zorunda ama aynı zamanda onurlu yaşamanın yolunu da bulmaya çalışıyorlar. Bunun için gururlarından da fedakarlık yapmak zorundadırlar. Dostoyevski, genç yaşına (23) rağmen toplumun sıkıntılarını iyi gözlemliyor. Toplumun, önceden var olduğu kültürel, sosyal ve ekonomik zenginlikten nasıl fakirleṣtiğini gözler önüne sergiliyor. Aynı zamanda, görüyoruz ki insancıklar her şeyin düzelmesi için devletten (majeste) yardım bekliyorlar.
Kitabı yıllar önce okumuştum ama şimdi okuduğum kadar etkilememişti. Anladım kadarıyla Türkiye deki yaşam koşullarının hızla değişmesi beni çok etkiledi. Önceden yaşadığımız hayat standartlarını korumak için borç batağına sürükleniyoruz. Gururumuzdan ödün veriyoruz. Kitaptaki kahramanların yaşadıkları bana ayna oldular.
O yüzden, Dostoyevski zamansız bir yazar. Her dönemde okunabilir ve kendi yaşantımız ayna olabilir.