Fatih

IŞİD yargıçlarının ve Şeriat personelinin elinde önemli bir referans veya hukuk el kitabının bulunmaması ile birleşen bir otorite eksikliği, bir durumdan sorumlu olan hemen hemen her savaşçıyı, kendi anlayışına dayalı olarak uydurulmuş bir hukuki karar sunmaya sevk etti. Buda kendi Kuran ve Gelenek anlayışlarına dayanan uydurma bir hukuki karar almalarını sağladı ve onlarda intikamcı kötü niyetlerini onaylayan alıntıları seçtiler. Bu gruptan tanık olduğumuz vahşet, ve barbarlık, cahil fanatiklere büyük bağımsız hukukçuların (müçtehid) işini yapma yetkisi vermenin doğasında var olan tehlikenin bir kanıtıdır. El Gazali ve el Nevevi gibi büyük isimlerin bile iddia edemediği bir statü.
İslam Hukuku
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Halide Hanımefendi ile hemfikir olarak, Safer Bey'in idamı sorunu dolayısıyla beni aşırı bulanlara ve hemcins katili diyen hemşerilere, Kafkaslıların daima iftihar ettikleri Şeyh Şamil merhumun cihad-ı vataniyyesine dair hayat tarihini okumalarını tavsiye ederim.
Sayfa 32
Galip Paşa toplulukta hazır bulunuyordu. Kendisine dedim ki: "Paşa, bu her zamandan çok himmet, hamiyet ve gayret zamanıdır. Millet yaşamak ve bağımsızlığını korumak uğruna kan ve ateş içinde çırpınıyor. Böyle bir zamanda herkes, vatanın selameti ve kurtuluşu için varlığını feda etmelidir. Sen ise, teessüfle görüyorum ki, servetçe senden çok aşağı durumda olanlara fena bir örnek olmakta devam ve ısrar ediyorsun. Kaldı ki ben senin geçmişini de ve seni de pek iyi biliyorum. Haksız bir davayı kazanmak için onbinlerce lira rüşvet veren bir adamsın. 50 lira gibi az bir parayı İstanbul birahanelerinde, Bursa'da bir gecede harca yan hovarda bir insansın. Vatan uğrunda bu cimriliğin hayret ve nefrete şayan değil midir?" Galip Paşa bu sözlerime çok sinirlendi. Fakat bunu belli etmemeye çalışarak şu yanıtı verdi: "Beyim bu bir yardımdır. Ve yardım da arzuya ve isteğe bağlıdır. Ve ben de fazlasını veremem." Galip Paşa'nın bu sözüne fena halde kızdım ve hemen yanımda duran adamlarıma kendisini tevkif edip götürmelerini emrettim. Paşa telaş ve korku içinde dışarı çıkarıldı. Bir gece hapiste kaldı. Ertesi sabah erkenden kendisinin işlerine bakan bir adam beni gelip gördü ve Paşanın namına 5 bin lirayı teslim etti. Bu parayı aldım. Adamına bir makbuz verdim. Bunun üzerine Paşanın da serbest bırakılmasını bildirdim
Sayfa 27