‘İnsan yola bir kere çıktı mı, bazen nereye gittiği ya da niye gittiği önemini kaybediyor. Gitmek öyle büyük bir müptelalığa dönüşüyor ki, yolun kendisinden başka her şeyi anlamsız kılıyor. ‘
‘Zaman öyle bir şey, değil mi ? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız deniz gibiler. Derken bir yıl hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel oluyor. ‘
‘Hiçbir şeyime, gerçekten de hiçbir şeyime değer vermiyorlar; görünüşüm, karakterim, davranışlarım parça parça, baştan sona, sondan başa yargılanıyor ve ortalığa yayılıyor. Birilerine göre sert sözleri ve bana yönelik bağırış çağırışları kabullenip oturmalıymışım. Bunu yapamam !’