Zeynep Güneş

Zeynep Güneş
“Nereye baksam hep keder, hep ölüm!"”
Sayfa 505 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kıskançlık! “Othello kıskanç değil, karşısındakine inanan bir adam,” diyor Puşkin. Yalnız bu sözler büyük şairimizin zekâsındaki olağanüstü derinliği göstermeye yeter. Othello’nun ruhu ezgin, ideali mahvolduğu için hayat görüşü alaboradır. Gene de o gizli gizli casusluğa, gözetlemeye kalkışmaz; içi inanç doludur onun. Aksine, ihanete inandırabilmek için, onu büyük bir zorlukla sürüklemek, itmek, körüklemek gerekir. Gerçek kıskanç öyle değildir. Kıskanç adamın en ufak vicdan azabı duymadan manen ne kadar düşebileceğini, ne türlü adiliklerle bağdaşabileceğini düşünmek bile güçtür. Hem de adi, kirli ruhlu olmaktan gelmez bu… Tam tersine, temiz, özverili bir sevgiyle dolu gönlü yüce insanlardır. Gene de kapıdan dinlemeleri, en namussuz gözcülere para yedirerek casusluğu olanca çamuruyla kabullenmeleri mümkündür. Othello’nun kötülük bilmeyen, çocuk gibi saf bir ruhu vardı; saftı ama, ihanete dayanamıyordu; bağışlayamıyor değil, dayanamıyordu. Gerçek kıskanç ise bambaşkadır; onun nelere katlanıp sineye çekeceği ve bağışlayabileceği güç kestirilir. Herkesten çabuk bağışlayan kıskanç kimseler ve kadınlar iyi bilir bunu… Bir kıskanç (tabii kıyameti kopardıktan sonra) aşağı yukarı kanıtlanmış bir ihaneti —mesela, gözüyle gördüğü kucaklaşma ya da öpüşmeleri— bağışlayabilir, elinden gelir bu. Yeter ki o sırada bu ihanetin “son defa” olduğuna, rakibinin hemen o anda dünyanın öbür ucuna gideceğine ya da kendisinin sevgilisini korkunç rakibin ulaşamayacağı bir yere kaçıracağına inanabilsin. Şüphesiz, barışma bir saatten fazla sürecek değildir, çünkü rakibi gerçekten o anda yok olsa bile ertesi gün yerine yenisini icat eder, sevgilisini ondan kıskanmaya başlar. Oysa sürekli denetleme ve gözetlemeyle hangi aşk yürütülebilir? Azılı bir kıskanç bunu bir türlü anlayamaz; bir yandan da
Sayfa 507 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Bu öyle bir şey ki, adamın biri herhangi bir güzel şeye, kadın vücuduna, hatta vücudunun bir parçasına âşık olur; (bunu ancak şehvet düşkünleri anlayabilir), uğruna evlatlarını verir, anasını, babasını, Rusya'yı, vatanını satar. O zamana kadar namusuyla yaşayan adam bıçağa sarılır, sadıksa ihanet eder.”
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı

Zeynep Güneş

, bir kitap okudu
10/10
·1025 syf.·
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.1/10 · 45,2bin okunma
“Bazen en çılgın, en imkânsız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkânsız bir şey gibi kabul edersiniz! Belki burada başka bir şeyler, önsezilerin bir bileşimi, olağandışı bir irade, kendi hayal gücüyle kendini zehirleme veya buna benzer bir şeyler söz konusudur...”
Sayfa 136 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam