"Anne-baba saygısı" kavramı bir insan için ne kadar kutsal yahut önemli hale gelmişse, o kişinin öteki'ne ve genel olarak bireylere, başkalarına o kadar saygısız olma hakkını kendinde görmesi ilginç bir tesadüf değildir.
Kişinin ana-babasını suçlaması, bundan sonra onun sitemli bir insan olacağı anlamına gelmez. Aksine ana-babasına duyduğu bu hisleri yaşayabildiği için artık bunları başka insanlara yansıtmasına gerek kalmayacaktır.
Ana-babaya karşı duyulan ama şiddetle yasaklanmış olan o yoğun çocukluk öfkesi başka insanlara ya da kendi benliğine kaydırlır ama asla yok edilmez...
Ancak bana yapılan haksızlığa kızabildiğim, canımı yakandan nefret edebildiğim zaman, ancak o zaman onu bağışlamam için önümde herhangi bir engel kalmaz. Erken çocuklukta mağdur kalınan istismarların hikâyesi ortaya çıkarıldığında, bastırılmış öfke ve nefretin etkisi artık sonsuza kadar sürmeyecek, artık yaşanabilen öfke ye nefret, olayların böyle olmuş olmasına karşı duyulan üzüntü ve acıya dönüşecektir.