Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi.Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur;kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına.Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, "-Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur," demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini,gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!
Devlet teşkilattan, insan hürriyetten ibarettir. Devlet yapısına ziyan eriştirecek başka hiçbir yapı kabul edilemez. Silahla yahut fikirle, parayla yahut imanla devlete kast eden her teşebbüs yok edilmek zorundadır.