Modern dünyada geldiğimiz hali Fransız bir sosyolog “Kutularda yaşıyoruz”diyerek tarif ediyor. Evimiz bir kutu; orada bir süre vakit geçiriyoruz. O kutudan çıkıp araba otobüs kutusuna geçiyoruz. O kutudan çıkıyor ve iş yeri kutusuna giriyoruz. Hayatımız kutu kutu bölümlenmiş ve doğayla temas Edip gökyüzünü doyasıya seyrettiğimiz , rahatça yürüyebildiğimiz,koşabildiğimiz imkanlarımız son derece azalmış durumda. Mevcut alanlarımız içinde yeşil git gide azalıyor. Bunlar hiç şüphesiz bize iyi gelen şeyler değildir.
Çocuklar hayatın içinde yetiştirilmiyor. Sanırım biraz da sınav temposu bizi bu hale getirmiştir. Gelişim sürecinde yaşanması gereken özellikleri çocuklarımıza kazandırmıyor ve 25 yaşına geldiklerinde özelliklerin kendiliğinden ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Diplomayı alınca oluverecek sanıyoruz. Gençlerin zamanında evlenmedikleri eleştirilir ama bunu belki de biz bu hale getirdik. Evliliği öyle merasime boğduk ki insanlar birikim yapmadan evlenmeye cesaret edemiyorlar.